49,9402$%0,08
55,7569€%-0,26
10.295,00%-2,89
%
฿%
$%
06:06
Buca Belediyesi, Cumhuriyet’in kuruluşunun 103. yıl dönümü kapsamında “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” başlıklı anlamlı bir panel düzenledi. Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Fevzi Çakmak ve Prof. Dr. Alev Gözcü’nün konuşmacı olduğu panelde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde verilen Millî Mücadele, Cumhuriyet’in ilanı, millî egemenlik anlayışı ve Cumhuriyet devrimlerinin Türkiye’nin toplumsal dönüşümündeki önemi ele alındı.
İzmir’in Buca ilçesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” paneli gerçekleştirildi.
Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen panelde, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, bağımsızlık mücadelesinden Cumhuriyet’in ilanına uzanan tarihsel süreç ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millî egemenlik anlayışı kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim üyeleri Prof. Dr. Fevzi Çakmak ve Prof. Dr. Alev Gözcü’nün konuşmacı olarak katıldığı programa, Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, belediye meclis üyeleri, gaziler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Panelde, Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün yalnızca Cumhuriyet’in kuruluşunu değil, Türk milletinin kendi geleceğini belirleme iradesini de ifade ettiği vurgulandı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, Cumhuriyet’in temelinde millî egemenlik, özgürlük ve eşit yurttaşlık anlayışının yer aldığını belirtti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu millî egemenlik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dayanaklarından biri olduğunu ifade eden Benzer, şu değerlendirmede bulundu:
“Atatürk’ün ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözü, cumhuriyetin yalnızca siyasal bir tercihi değil, insanın özgürleşmesinin ve toplumun kendi geleceğini belirleme iradesine dayanan tarihsel bir dönüşüm olduğunu ortaya koyar.”
Benzer, düzenlenen panelin Cumhuriyet’in tarihsel mirasının ve günümüzde taşıdığı anlamın farklı düşünsel bakış açılarıyla değerlendirilmesine katkı sağlayacağına inandığını söyledi.
Panelde konuşan Prof. Dr. Fevzi Çakmak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele yıllarından itibaren bağımsızlık zaferine ve Cumhuriyet yönetiminin kurulacağına inandığını belirtti. Atatürk’ün 1919 yılında, ülkenin içinde bulunduğu ağır şartlara rağmen geleceğe yönelik güçlü bir siyasi öngörüye sahip olduğunu anlatan Çakmak, Cumhuriyet’in ilanına uzanan süreci tarihsel gelişmeler ışığında değerlendirdi.
Çakmak, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Mustafa Kemal Paşa, 1919’da henüz şartlar çok karanlıkken dahi zaferin kazanılacağını ve sonrasında hükümet şeklinin cumhuriyet olacağını öngörmüştü. Rejim değişikliği, ne bir halk ayaklanmasıyla ne de kan dökülerek gerçekleşti; aksine büyük bir siyasi irade ve akıl yürütme süreciyle, Meclis iradesiyle hayata geçirildi.”
Cumhuriyet’in ilanından önce yaşanan siyasi gelişmelere de değinen Çakmak, 27 Ekim 1923’te ortaya çıkan hükümet bunalımının ardından Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün öncülüğünde anayasal değişikliklerin hazırlandığını hatırlattı.
29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle millî egemenlik ilkesinin devlet yönetiminde yeni bir boyut kazandığını ifade eden Çakmak, Cumhuriyet’in siyasi irade, akıl ve Meclis kararlarıyla hayata geçirildiğine dikkat çekti.
Panelin diğer konuşmacısı Prof. Dr. Alev Gözcü ise Cumhuriyet’in yalnızca siyasi bir yönetim değişikliği olmadığını, aynı zamanda toplumsal dönüşümün ve çağdaşlaşmanın temelini oluşturduğunu vurguladı.
Cumhuriyet devrimlerinin eğitim, sağlık, kadın hakları ve sosyal yaşam alanlarında Türkiye’ye önemli kazanımlar sağladığını belirten Gözcü, Atatürk’ün tam bağımsızlık hedefinin toplumsal eşitlik anlayışıyla bütünleştiğini ifade etti.
Gözcü, konuşmasında şu değerlendirmeleri yaptı:
“Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir; aynı zamanda eşitlik temelli bir siyasi yapıya dayanan bir fazilet rejimi ve özgüven meselesidir.” Cumhuriyet’in Türk toplumuna yeniden özgüven kazandırdığını belirten Gözcü, sağlık ve eğitim alanındaki reformların toplumun geniş kesimlerine yeni fırsatlar sunduğunu anlattı.
İlk Sağlık Bakanlığı’nın 1920 yılında kurulmasından Millet Mektepleri’ne, halkevlerinden kadın haklarına kadar birçok alanda gerçekleştirilen yeniliklerin Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecinde önemli rol oynadığını söyledi.
Gözcü, Cumhuriyet’in eğitimde, sağlıkta ve sosyal yaşamda fırsat eşitliğini esas alan büyük bir dönüşüm olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Alev Gözcü, konuşmasında kendi yaşamından da örnekler vererek Cumhuriyet’in sağladığı eğitim imkânlarının bireylerin hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı.
Mütevazı bir aileden gelmesine rağmen devlet bursları ve eğitim olanakları sayesinde öğrenimini tamamladığını belirten Gözcü, Cumhuriyet’in fırsat eşitliği anlayışının kendi yaşamındaki önemine dikkat çekti.
Gözcü, bu imkânların oluşmasında emeği bulunan Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle andı.
Buca Belediyesi tarafından düzenlenen “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” paneli, Cumhuriyet’in kuruluş sürecini ve Atatürk’ün ortaya koyduğu temel ilkeleri yeniden gündeme taşıdı.
Akademisyenlerin tarihsel değerlendirmeleriyle zenginleşen programda, Cumhuriyet’in yalnızca geçmişte kazanılmış bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda özgürlük, eşitlik, demokrasi ve millî irade anlayışının temel güvencesi olduğu vurgulandı.

