50,1437$%0,20
55,9137€%-0,63
10.775,00%-0,55
%
฿%
$%
06:13
06 Kasım 2026 Cuma
Buca Belediyesi ve Buca Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen “Ulus Egemenliği ve Cumhuriyet Üzerinden Atatürk” konferansında, Cumhuriyet’in kuruluş süreci, millî egemenlik anlayışı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milletine bıraktığı tarihî miras ele alındı. Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, Atatürk’ün 1933 yılında hazırladığı Onuncu Yıl Nutku taslağında yer alan ancak sonradan çıkarılan “Beni hatırlayınız” sözünün hikâyesini anlattı.
İzmir’in Buca ilçesinde, Cumhuriyet’in 103. yılı kapsamında Atatürk’ün düşünceleri ve ulus egemenliğinin tarihsel gelişimi anlamlı bir konferansla ele alındı. Buca Belediyesi ve Buca Kent Konseyi tarafından düzenlenen “Ulus Egemenliği ve Cumhuriyet Üzerinden Atatürk” konferansı, vatandaşların ve ilçe protokolünün katılımıyla gerçekleştirildi.
Konferansa Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, Buca Belediye Başkan Yardımcıları İsmail Yüzer ve Çetin Dur, Buca Kent Konseyi Başkanı Mahmut Dural, CHP Buca İlçe Başkanı Sinan Yeşilbaş, Buca Belediye Meclis Üyesi Mesut Karaboğa, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Konferansta, Osmanlı Devleti’nden Cumhuriyet’e uzanan süreçte egemenlik anlayışının geçirdiği değişim, Atatürk’ün halk iradesine verdiği önem ve Cumhuriyet’in Türk toplumuna kazandırdığı değerler değerlendirildi.
Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, konferansın ardından yaptığı değerlendirmede Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerinin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Benzer, “Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yolunu, kıymetli bir buluşmayla ele aldık. Cumhuriyetimizin değerlerini ve Atatürk’ün fikirlerini anlattığımız buluşmaya katılan tüm komşularımıza ve değerli hocamıza teşekkür ediyoruz. Ata’mızın izinde, kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Konferansın konuşmacısı Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, Cumhuriyet’in ilanından sonra Türk toplumunda yaşanan değişimi tarihî belgeler, gazete arşivleri ve dönemin tanıklıkları üzerinden değerlendirdi.
Atatürk dönemindeki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ilişkin araştırmalar yaptığını belirten Elmacı, 1923-1938 yılları arasındaki gazete arşivlerinin Cumhuriyet’in toplum üzerindeki etkisini anlamak açısından önemli bilgiler içerdiğini ifade etti.
Elmacı, 1933 yılında Cumhuriyet’in 10. yıl dönümü kutlamalarında konuşan bir kadın öğretmenin sözlerinden örnek vererek, Cumhuriyet’in ilk yıllarını yaşayan kuşakların yeni yönetim anlayışıyla birlikte ortaya çıkan değişimi yakından gördüğünü anlattı.
Cumhuriyet’in kazanımlarının yalnızca kitaplardan değil, o dönemi yaşayan insanların tanıklıklarından da öğrenilmesi gerektiğini vurgulayan Elmacı, tarih bilincinin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Konuşmasının en dikkat çekici bölümünde ise Atatürk’ün 29 Ekim 1933 tarihinde yaptığı Onuncu Yıl Nutku’nun hazırlanış sürecine değindi.
Atatürk’ün konuşma taslağında başlangıçta yer alan ancak daha sonra çıkarılan “Beni hatırlayınız” ifadesini anlatan Elmacı, dönemin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Yusuf Hikmet Bayur’un hatıralarından örnekler verdi.
Atatürk’ün geleceğe ilişkin düşüncelerini kaleme aldığı taslakta, Türk milletinin ileride ulaşacağı başarıların ardından hatırlanmak istediğini ifade ettiğini belirten Elmacı, söz konusu bölümün çevresindekiler tarafından bir veda mesajı gibi algılanabileceği düşüncesiyle metinden çıkarıldığını aktardı.
Elmacı, Atatürk’ün kendi hatırlanmasından çok milletinin geleceğini ve mutluluğunu ön planda tuttuğunu vurgulayarak, bu tarihî olayın Cumhuriyet’in kurucusunun halkına duyduğu bağlılığı göstermesi bakımından önemli olduğunu ifade etti.
ULUS EGEMENLİĞİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ ANLATILDI
Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, konferansın devamında Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan süreçte yönetim yetkilerinin değişimini de ele aldı.
Osmanlı döneminde III. Selim’in danışma ve görüş alışverişine dayalı yönetim anlayışına, II. Mahmud döneminde 1808 yılında kabul edilen Sened-i İttifak’a ve 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı’na değinen Elmacı, bu gelişmelerin devlet yönetimindeki dönüşüm açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Elmacı, Cumhuriyet’in ilanıyla egemenliğin millete ait olduğu anlayışının devlet yönetiminin temel ilkesi haline geldiğini belirterek Atatürk’ün millî iradeye dayalı yönetim anlayışının tarihsel önemini anlattı.
Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim değişikliği olmadığını, aynı zamanda milletin kendi geleceği üzerinde söz sahibi olmasını sağlayan büyük bir dönüşüm olduğunu vurgulayan Elmacı, Atatürk’ün fikirlerinin doğru anlaşılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine dikkat çekti.


Buca Belediyesi’nin 5 Kasım 2026 tarihli meclis toplantısına, AK Parti Buca Belediye Meclis Üyesi Murat Polat’ın sunduğu soru ve meclis önergeleri damga vurdu. Belediyenin taşınmazları, iştirak şirketlerinin mali durumu, kaçak yapılaşma, kira giderleri ve icra dosyalarını gündeme taşıyan Polat, kamu kaynaklarının nasıl değerlendirildiğine ilişkin açıklama istedi. Şehit aileleri, gaziler ve engelli derneklerine yönelik ücret muafiyeti ile vatandaşlara SMS bilgilendirmesi yapılması önerileri de toplantının dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.
İzmir’in Buca ilçesinde, 5 Kasım 2026 Perşembe günü gerçekleştirilen Buca Belediye Meclisi toplantısında AK Parti Buca Belediye Meclis Üyesi Murat Polat, belediyenin mali yapısı, taşınmaz yönetimi ve vatandaşları doğrudan ilgilendiren uygulamalara ilişkin önemli konuları gündeme getirdi.
Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada belediye yönetimine altı ayrı başlıkta soru yönelten Polat, özellikle kamu kaynaklarının etkin kullanılması, belediye iştiraklerinin gelir-gider dengesi ve belediyeye ait taşınmazların değerlendirilmesi konularında ayrıntılı bilgi talep etti.
Polat’ın ilk gündem maddesi, Buca Belediyesi mülkiyetindeki tarla ve zeytinlik araziler oldu. Belediye bünyesinde bu nitelikte kaç dönüm arazi bulunduğunu soran Polat, söz konusu arazilerin ne kadarında tarımsal üretim yapıldığının, ne kadarının kiraya verildiğinin ve ne kadarının atıl durumda bırakıldığının açıklanmasını istedi.
Kaçak yapılaşma konusunu da gündeme taşıyan Polat, 2024 yılından bu yana ilçede kaç kaçak yapı hakkında işlem yapıldığını, kaç yıkım kararı alındığını ve bu kararların ne kadarının uygulandığını sordu. Uygulanmayan yıkım kararlarının gerekçelerinin ve belediyenin bu konuda bir çalışma takvimi bulunup bulunmadığının açıklanmasını talep etti.
Belediye iştiraklerinin mali durumuna ilişkin sorularıyla da dikkat çeken Polat, 2024 yılından itibaren şirketlerin ayrı ayrı gelir, gider ve borçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Şirketlerin kâr mı yoksa zarar mı ettiğinin açıklanmasını talep eden Polat, zarar oluşması halinde yöneticilerin sorumluluklarına ilişkin yasal inceleme yapılıp yapılmayacağını da gündeme getirdi.
Belediyenin kiraladığı hizmet binaları, iş yerleri ve depolar için ödenen bedellerin açıklanmasını isteyen Polat, kira giderlerinin belediyeye ait taşınmazlar kullanılarak azaltılıp azaltılamayacağını sordu.
Polat ayrıca belediyenin kesinleşmiş icra takipleri, haciz dosyaları ve vadesi geçmiş borçlarının toplam tutarı ile bu borçlara ilişkin ödeme planlarının açıklanmasını istedi.
Buca Belediyesi’nin 2025 yılı performans programında tapuya kayıtlı 1.079 taşınmaz bulunduğunun belirtildiğini hatırlatan Polat, güncel taşınmaz sayısını ve kullanılmayan belediye mülklerinin neden değerlendirilmediğini de sordu.
Mecliste belediyenin mali yapısına ilişkin sorularının ardından iki ayrı meclis önergesi daha sunan Murat Polat, bu kez sosyal dayanışma ve vatandaşların mağduriyetlerinin önlenmesine yönelik taleplerini dile getirdi.
Polat, Buca’da faaliyet gösteren şehit yakınları, gaziler ve engelli bireylere yönelik derneklerin toplumsal dayanışma açısından önemli sorumluluklar üstlendiğini belirterek bu derneklerden alınan katı atık bedelleri ve tabela ücretlerinin kaldırılmasını önerdi.
Muafiyetin yalnızca ticari faaliyet göstermeyen ve sosyal amaçlarla hizmet veren dernekleri kapsaması gerektiğini ifade eden Polat, lokal veya ticari işletme niteliğinde gelir getirici faaliyet yürüten yerlerin kapsam dışında tutulmasını istedi.
Polat’ın söz konusu önergesi, mecliste yapılan oylamada oy birliğiyle gündeme alındı. Ardından önergenin Plan ve Bütçe, Hukuk ve Sosyal Hizmetler komisyonlarına havale edilmesi de oy birliğiyle kabul edildi.
Toplantıda ikinci meclis önergesini de sunan Polat, belediye tarafından vatandaşlara uygulanan idari para cezalarının tebliğ edilmesi sırasında yaşanabilecek sorunlara dikkat çekti.
Posta yoluyla gönderilen tebligatların çeşitli nedenlerle vatandaşlara zamanında ulaşamamasının ödeme sürelerinin kaçırılmasına, erken ödeme indirimlerinden yararlanılamamasına ve borçların icra aşamasına taşınmasına yol açabildiğini belirten Polat, vatandaşlara SMS yoluyla bilgilendirme yapılmasını önerdi.
Resmî tebligatın yerine geçmemek kaydıyla vatandaşın kayıtlı cep telefonuna bilgilendirme mesajı gönderilmesini isteyen Polat, böylece vatandaşların hangi konuda tebligat çıkarıldığını öğrenebileceğini ve ilgili belediye birimine zamanında başvurabileceğini ifade etti.
Önerinin görüşülmesi sırasında Medet Çakır, SMS bilgilendirmesinin resmî tebligat niteliği taşımayacağını ancak vatandaşları bilgilendirmek amacıyla böyle bir uygulamanın değerlendirilebileceğini belirtti.


Buca Belediyesi, temizlik ve ulaşım hizmetlerinde kullanılmak üzere araç filosunu genişletme kararı aldı. Kasım ayı belediye meclis toplantısında, 1 adet yerli ve millî elektrikli otomobil TOGG T10F ile 6 yeni çöp kamyonunun alınması oy birliğiyle kabul edildi. Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, elektrikli araçların uzun vadede belediye bütçesine katkı sağlayacağını belirterek filoyu kademeli olarak elektrikli araçlara dönüştürmeyi hedeflediklerini açıkladı.
İzmir’in en kalabalık ilçelerinden Buca’da, belediye hizmetlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesi amacıyla araç filosunun yenilenmesi için önemli bir adım atıldı. Buca Belediyesi, artan nüfus ve genişleyen yerleşim alanlarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere hazırladığı araç alım tekliflerini kasım ayı olağan meclis toplantısında gündeme taşıdı.
Mecliste yapılan görüşmeler sonucunda, belediyenin kurumsal hizmetlerinde kullanılmak üzere 1 adet TOGG T10F elektrikli otomobil ile temizlik çalışmalarında görev yapacak 6 yeni çöp kamyonunun alınması oy birliğiyle kararlaştırıldı.
Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, elektrikli araçların yakıt giderleri açısından önemli avantajlar sunduğunu belirterek belediyenin ulaşım filosunda zaman içerisinde elektrikli araçların sayısını artırmayı planladıklarını söyledi.
Benzer, konuya ilişkin açıklamasında, “Amacımız belediyemizde, elektrikli araçların önünü açmak. Bütçemiz mümkün olduğu takdirde birer tane, ikişer tane belediyemizi elektrikli araçlara geçirmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Buca Belediyesi, ilçe genelinde evsel katı atık toplama ve taşıma hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla temizlik filosunu da güçlendirecek. Meclisten geçen kararla birlikte 6 yeni çöp kamyonunun belediye bünyesine kazandırılması planlanıyor.
Yeni araçların özellikle nüfus yoğunluğunun arttığı mahallelerde temizlik hizmetlerinin daha hızlı yürütülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Böylece çöp toplama çalışmalarında mevcut araçların iş yükünün hafifletilmesi ve hizmet kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.
Öte yandan, belediye bütçesiyle satın alınması planlanan yerli üretim TOGG T10F’in kurumsal hizmetlerde kullanılması öngörülüyor. Elektrikli otomobilin yakıt maliyetlerinin azaltılmasına ve çevre dostu ulaşım anlayışının geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor.
Araç filosunu güçlendirmeye yönelik bir diğer karar ise Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından Buca Belediyesi’ne hibe edilen kazıcı-yükleyici iş makinesiyle ilgili oldu. İş makinesinin belediye araç parkına dahil edilmesi de mecliste oy birliğiyle kabul edildi.
Yeni iş makinesinin altyapı, yol bakım ve çevre düzenleme çalışmalarında kullanılarak belediyenin sahadaki müdahale kapasitesini artırması hedefleniyor.
Buca Belediyesi, alınan kararlarla birlikte hem temizlik hizmetlerinin verimliliğini yükseltmeyi hem de daha ekonomik ve çevre dostu bir araç filosu oluşturmayı amaçlıyor.


Buca Belediyesi, yeni yapı ruhsatı işlemlerindeki süreyi 10 yıla çıkaran plan değişikliğini askıya çıkardı. Vatandaşlar taşınmazlarının düzenleme kapsamında olup olmadığını kontrol edebilecek.
Buca’da deprem riski taşıyan ve yenilenmesi gereken yapıların dönüşümüne yönelik önemli bir imar düzenlemesi hayata geçiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan kararla, “Mevcut Plandaki Durumu Korunacak Alanlar (K)” kapsamında yeni yapı ruhsatı işlemleri için öngörülen 5 yıllık süre 10 yıla çıkarıldı. Buca Belediyesi, binlerce mülk sahibini ilgilendirebilecek plan notu değişikliğini 5 Kasım 2026 tarihinde askıya çıkardı.
Buca’da yapıların yenilenmesini ve depreme dayanıklı hale getirilmesini ilgilendiren önemli bir imar planı değişikliği onaylandı.
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17 Eylül 2026 tarihli ve 04.1096 sayılı kararıyla uygun bulunan UİP-351145017 Plan İşlem Numaralı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Plan Notu Değişikliği, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/b maddesi doğrultusunda onaylandı.
Düzenlemeyle, daha önce 5 yıl olarak belirlenen yeni yapı ruhsatı işlemlerine ilişkin süre 10 yıla yükseltildi. Böylece belirlenen alanlarda yapılarını yenilemek isteyen mülk sahipleri açısından ruhsat işlemleri için daha uzun bir süre tanınmış oldu.
İncelemek İçin https://www.buca.bel.tr/tr/duyurular/uip-351145017-plan-islem-numarali-11000-olcekli-uygulama-imar-plani-plan-notu-degisikligi


Buca Belediyesi tarafından tarihi Hacı Davut Fargoh Köşkü’nün hamam bölümünden dönüştürülen Galeri Hamam, eserlerini sanatseverlerle buluşturmak isteyen amatör ve profesyonel sanatçıları ağırlamaya hazırlanıyor. Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, “Galeri Hamam’ın sanat üretmek ve eserlerini paylaşmak isteyen herkesin kendine yer bulabildiği bir mekân olmasını istiyoruz” dedi.
İzmir’in Buca ilçesinde tarihi yapılar kültür ve sanatla yeniden hayat buluyor. Buca Belediyesi’nin tarihi ve kültürel mirası koruma çalışmaları kapsamında sanat galerisine dönüştürdüğü Galeri Hamam, eserlerini sergilemek isteyen sanatçılara kapılarını açıyor.
Buca’nın simge yapılarından biri olan ve Pembe Köşk olarak da bilinen tarihi Hacı Davut Fargoh Köşkü’nün geçmişte hamam olarak kullanılan bölümünde hizmet veren galeri, özgün mimarisiyle dikkat çekiyor.
Buca Belediyesi Kent Belleği çalışmaları kapsamında hayata geçirilen Galeri Hamam, tarihi dokusunu koruyarak sanatın farklı dallarından eserlere ev sahipliği yapmayı hedefliyor.
Galeriyi ziyaret eden sanatseverler, sergilenen eserleri incelemenin yanı sıra tarihi hamamın mimari özelliklerini ve geçmişteki kullanımına ilişkin izleri de yakından görme fırsatı buluyor.
Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, sanatın toplumun her kesimine ulaşmasının önemine dikkat çekerek Galeri Hamam’ın sanatçılar için yeni bir buluşma noktası olacağını belirtti.
Benzer, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Buca’da sanatın daha fazla insana ulaşmasını, üreten herkesin eserlerini paylaşabileceği imkânlara sahip olmasını istiyoruz. Galeri Hamam’ı da bu düşünceyle hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Burada profesyonel ya da amatör ayrımı yapmadan sanatla ilgilenen herkese kapılarımızı açıyoruz.”
Galeri Hamam’ın yalnızca bir sergi alanı değil, aynı zamanda Buca’nın kültürel mirasını yaşatan önemli bir mekân olduğunu vurgulayan Benzer, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstiyoruz ki sanatçılarımız eserlerini Bucalılarla buluştursun, vatandaşlarımız da sergileri gezerken bu tarihi mekânın geçmişini keşfetsin. Galeri Hamam’ın yeni sanatçılarla, yeni eserlerle ve yeni hikâyelerle Buca’nın kültür yaşamına renk katacağına inanıyoruz.”
GALERİ HAMAM’DA SERGİ AÇMAK İSTEYENLER NASIL BAŞVURACAK?
Galeri Hamam’da eserlerini sergilemek isteyen sanatçılar, Buca Belediyesi Kent Belleği Sergisi birimine başvurarak taleplerini iletebilecek.
Resim, fotoğraf ve sanatın farklı alanlarında çalışmalar üreten kişilere ev sahipliği yapması hedeflenen mekânın, Buca’da sanatsal üretimin teşvik edilmesine ve yeni yeteneklerin eserlerini daha geniş kitlelerle buluşturmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.

