49,6090$%0,08
55,5785€%-0,14
10.548,00%-0,08
%
฿%
$%
06:01
24 Ekim 2026 Cumartesi
Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve İZ-AFED iş birliğiyle düzenlenen “İklim Değişiyor, Gelecek Beklemiyor!” panelinde, iklim krizinin günlük yaşam üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Uzmanlar, artan sıcaklıkların, kuraklığın, orman yangınlarının ve su kaynaklarındaki azalmanın gıda fiyatlarından insan sağlığına kadar birçok alanda ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguladı. İklim krizinin özellikle dar gelirli vatandaşları, kadınları, çocukları ve yaşlıları daha fazla etkilediğine dikkat çekilerek acil önlem çağrısı yapıldı.
İzmir’in Buca ilçesinde, 24 Ekim Uluslararası İklim Eylem Günü kapsamında iklim değişikliğinin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkilerine dikkat çekmek amacıyla önemli bir panel gerçekleştirildi. Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve İzmir Afet Bilinci Çevre ve İklim Farkındalığı Derneği (İZ-AFED) iş birliğiyle düzenlenen “İklim Değişiyor, Gelecek Beklemiyor!” başlıklı İklim Eylemi Farkındalık Paneli, Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda yapıldı.
Akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen panelde, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, ekonomik ve sosyal yaşamı da doğrudan etkileyen küresel bir kriz haline geldiği vurgulandı.
Panelde özellikle kuraklık, azalan su kaynakları, artan enerji maliyetleri, gıda güvencesi, orman yangınları, afetlere hazırlık ve toplumsal eşitsizlikler ele alındı.
Panelde konuşan Konak Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Sinem Güneş, iklim değişikliğinin ekonomik etkilerinin vatandaşların günlük yaşamında giderek daha fazla hissedildiğini belirtti.
Yeraltı su kaynaklarının azalmasının su temini için gereken enerji ihtiyacını artırabildiğine dikkat çeken Güneş, kuraklık ve yükselen sıcaklıkların tarımsal üretimi olumsuz etkileyerek gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. İklim krizinin yalnızca geleceğin değil, bugünün de sorunu olduğunu vurgulayan Güneş, şöyle konuştu:
“Kullandığımız fosil yakıtlar ve iklim krizinin getirdiği kuraklık doğrudan soframıza vuruyor. Kuraklık ve sıcaklık nedeniyle aynı marketin aynı rafından iki hafta üst üste aynı fiyata ürün alamıyoruz.”
İklim değişikliğinin enerji faturalarından mutfak harcamalarına kadar geniş bir alanda ekonomik sonuçlar doğurduğunu belirten Güneş, hem bireylere hem de yerel yönetimlere önemli sorumluluklar düştüğünü söyledi.
Vatandaşların su tüketiminde tasarrufa yönelmesi gerektiğini ifade eden Güneş, belediyelerin ise gölge sağlayan ağaçlandırma çalışmaları, yağmur suyu hasadı ve geçirgen zemin uygulamalarına ağırlık vermesini önerdi.
Güneş, iklim kriziyle mücadelede akademik çalışmaların ve yerel yönetimlerin bilimsel veriler doğrultusunda iş birliği yapmasının da önem taşıdığını dile getirdi.
İzmir Afet Bilinci Çevre ve İklim Farkındalığı Derneği (İZ-AFED) Başkanı Servet Ertaş, iklim değişikliğinin afet riskleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Doğal çevrenin tahrip edilmesinin afetlere karşı kırılganlığı artırdığını belirten Ertaş, iklim değişikliğiyle mücadelenin temelinde doğayı ve doğal kaynakları korumanın bulunduğunu söyledi.
Ertaş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Çevreyi ne kadar korur ve tahribatı engellersek, iklim değişikliğine karşı en büyük başarıyı elde etmiş oluruz. Afet yönetiminde maliyetleri azaltan ve bizi koruyan en temel güç bilinç ve farkındalıktır.”
Çevresel farkındalığın afetlere hazırlık çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirten Ertaş, bireysel ve kurumsal önlemlerin birlikte uygulanmasının önemini vurguladı.
Panelde iklim değişikliğinin sosyal boyutunu değerlendiren Sosyolog Şeyda Özpolat, iklim krizinin toplumun bütün kesimlerini aynı ölçüde etkilemediğine dikkat çekti.
İklim değişikliğini bir “risk çarpanı” olarak tanımlayan Özpolat, kadınların, çocukların, yaşlıların, engelli bireylerin, mültecilerin ve düşük gelirli vatandaşların iklim kaynaklı afetlerden daha fazla etkilenebildiğini belirtti.
Özpolat, özellikle aşırı sıcaklarda farklı çalışma koşullarına sahip bireylerin karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekerek şunları söyledi:
“Aynı tehlike, farklı imkânlara sahip insanlar için aynı sonucu doğurmaz. Aşırı sıcaklarda klimalı bir ortamda çalışan bir işçi ile dışarıdaki bir inşaat veya tarım işçisinin savunmasızlığı aynı değildir.”
Toplumsal eşitsizliklerin iklim krizinin etkilerini ağırlaştırabildiğini ifade eden Özpolat, ekonomik koşulların ve karar alma süreçlerine katılım imkânlarının önemini vurguladı.
İklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca çevresel tedbirlerin yeterli olmayacağını belirten Özpolat, sosyal adaletin gözetildiği ve kırılgan grupların ihtiyaçlarını dikkate alan politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Buca Kent Konseyi Başkanı Mahmut Dural, iklim değişikliğinin etkilerine karşı toplumsal bilincin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
İklim krizinin gelecekte daha büyük sorunlara yol açmaması için bugünden harekete geçilmesi gerektiğini belirten Dural, Buca Kent Konseyi olarak farkındalık çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. Dural, çevre bilincinin yaygınlaştırılmasında yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların ortak hareket etmesinin önemini vurguladı.
Panelde söz alan Buca Belediyesi Araştırma Geliştirme Müdürü Özkan Kalmaz, belediye bünyesinde iklim değişikliği konusunda gerçekleştirilen farkındalık çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaştı. Kalmaz, iklim krizine yönelik bilinçlendirme faaliyetlerinin önemine dikkat çekerek müdürlük tarafından yürütülen çalışmalardan örnekler verdi.
Yerel yönetimlerin iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması ve toplumsal farkındalığın geliştirilmesi açısından önemli bir sorumluluk üstlendiği panelin öne çıkan değerlendirmeleri arasında yer aldı.
Buca Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Yakup Ateş, konuşmasında iklim kriziyle mücadeleyi sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından değerlendirdi. Su kaynaklarının korunması ve güvenilir gıdaya erişimin temel yaşam gereksinimleri arasında bulunduğunu ifade eden Ateş, bu alanlarda yaşanabilecek sorunların insan sağlığı üzerinde doğrudan etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.
Ateş, sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda suyun ve doğal kaynakların korunmasının, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından önem taşıdığını belirtti.
Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen panelde, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılabilmesi için bilimsel çalışmaların, yerel yönetim politikalarının ve toplumsal farkındalığın birlikte geliştirilmesi gerektiği mesajı verildi.
Konuşmacılar; kuraklık, aşırı sıcaklar, orman yangınları, su kaynaklarının azalması ve gıda güvencesine yönelik tehditlerin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal sonuçları bulunduğuna dikkat çekti.
Panelde ayrıca iklim krizinden en fazla etkilenen toplumsal kesimlerin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanılması ve afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiği vurgulandı.

