49,6090$%0,08
55,5785€%-0,14
10.541,00%-0,14
%
฿%
$%
13:01
23 Ekim 2026 Cuma
Buca siyasetinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. CHP Buca Belediye Meclis Üyesi Murat Sinat, partisinden ayrılarak AK Parti’ye katıldı. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan’ın katıldığı Buca İlçe Danışma Meclisi Toplantısı, parti yöneticilerini ve teşkilat mensuplarını bir araya getirdi.
İzmir’in Buca ilçesinde siyasi dengeleri etkileyebilecek bir parti değişikliği gerçekleşti. CHP Buca Belediye Meclis Üyesi Murat Sinat’ın AK Parti’ye katılması, ilçenin siyasi gündeminde öne çıkan gelişmelerden biri oldu. AK Parti Buca İlçe Danışma Meclisi Toplantısı, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda parti yöneticileri ve teşkilat mensupları bir araya geldi.
Murat Sinat’ın AK Parti’ye katılmasıyla birlikte Buca Belediye Meclisi’ndeki parti dağılımının da değişmesi bekleniyor.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, toplantının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda teşkilatın birlik ve beraberliğine dikkat çekti. Saygılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde İzmir’de yeni bir hizmet dönemi hedeflediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi vakit; güzel İzmir’imizi eserlerle, hizmetle ve AK Belediyecilikle büyütme vakti!” İzmir genelindeki çalışmalarını sürdüreceklerini vurgulayan Saygılı, açıklamasında şunları kaydetti:
“Buca’dan Bergama’ya, Selçuk’tan Kiraz’a; İzmir’imizin 30 ilçesinde aynı heyecan ve aynı kararlılıkla, yılmadan, yorulmadan, bıkmadan, usanmadan çalışacağız.” Toplantıya katılan teşkilat mensuplarına teşekkür eden Saygılı, buluşmanın hayırlı olmasını diledi.




İzmir ve Buca ‘nın duayen gazeteci Tayfur Göçmenoğlu ve Ertan Çevik’in öncülüğünde düzenlenen “2. Bahar Buluşması”nın altıncısı gerçekleştirildi. Buca Baptist Kilisesi’nin tarihî bahçesinde düzenlenen organizasyon, ilçenin geçmişine tanıklık etmiş 60 yaş üstü Bucalıları bir araya getirdi. Siyaset, sağlık, spor ve iş dünyasından çok sayıda ismin katıldığı buluşmada dostluk, vefa, toplumsal dayanışma ve yaşlılara saygı mesajları verildi. Etkinliğin en anlamlı anlarından biri ise 92 yaşındaki Ahmet Yılmaz’a plaket takdim edilmesi oldu.
Buca’nın geçmişini, kültürünü ve toplumsal hafızasını yaşatmak amacıyla düzenlenen 2. Bahar Buluşması, bu yıl altıncı kez gerçekleştirildi. Buca’nın duayen gazetecilerinden Tayfur Göçmenoğlu ile Ertan Çevik’in öncülüğünde ve Buca Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen etkinlik, Buca Baptist Kilisesi’nin bahçesinde gerçekleşti. Yıllarını Buca’ya adamış, ilçenin sosyal, kültürel ve siyasi yaşamında iz bırakmış çok sayıda isim, uzun yıllara dayanan dostluklarını yeniden canlandırma fırsatı buldu.
Buluşmaya önceki dönem Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı, eski milletvekili Tuğrul Yemişçi, Doç. Dr. Levent Köstem, eski millî hakem Engin Kurt, Buca Belediyesi CHP Meclis üyeleri Mustafa Yıldız ve Yılmaz Yıldız, Arif Şen, Zeki Küçükvardar, Ahmet Mithat Yurtkoru, Mehmet Girgin, Zafer Kaplansoy, Muharip Gazi Şükrü Karacabey, Adnan Öztekin ve Prof. Dr. Akif Kundakçı başta olmak üzere çok sayıda Bucalı katıldı.
Yıllar sonra bir araya gelen eski dostlar, Buca’nın geçmişine ilişkin anılarını paylaşırken, etkinlikte yaşlılara gösterilen saygı, kültürel mirasın korunması ve kuşaklar arası dayanışma konuları ön plana çıktı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan duayen gazeteci Tayfur Göçmenoğlu, katılımcılara teşekkür ederek 2. Bahar Buluşması’nın altıncısını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Yaşlı bireylerin toplumdaki konumuna dikkat çeken Göçmenoğlu, geçmişte büyüklere gösterilen saygının günümüzde azaldığını belirterek, özellikle toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer verilmemesini örnek gösterdi.
Göçmenoğlu, buluşmanın amacını şu sözlerle anlattı:
“Biz bu birliktelikle bu gücü oluşturacağız. Sadece camilerde, cenaze törenlerinde değil, mutlu günlerde de bir araya gelmenin kültürünü sürdüreceğiz.”
Buca’nın geçmişine sahip çıkmanın önemini vurgulayan Göçmenoğlu, organizasyonun fikir babası olarak nitelendirdiği Ertan Çevik’e teşekkür etti.
Buca Baptist Kilisesi’nin yalnızca bir ibadethane olarak değil, ilçenin tarihî ve kültürel değerlerini yaşatan bir buluşma mekânı olarak da önem taşıdığını ifade eden Göçmenoğlu, burada düzenlenen kültürel etkinliklerin Buca’nın toplumsal birlikteliğine katkı sunduğunu belirtti.
Etkinliğin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan Buca Belediyesi’ne de teşekkür eden Göçmenoğlu, geleneksel buluşmaların gelecek yıllarda da sürdürülmesini temenni etti.
Buluşmada konuşan eski milletvekili Tuğrul Yemişçi, organizasyonu düzenleyen Tayfur Göçmenoğlu ve Ertan Çevik’e teşekkür ederek, eski dostlarla yeniden bir arada olmanın kendisi için büyük anlam taşıdığını söyledi. 1944 yılında Kızılçullu’da doğduğunu anlatan Yemişçi, ailesinin 1930’lu yıllarda bölgeye yerleştiğini belirterek Buca’nın eski günlerine ilişkin anılarını paylaştı.
Yemişçi, çocukluğunun bağlar, bahçeler ve eski Rum evleri arasında geçtiğini dile getirerek şöyle konuştu: “Benim doğumum Kızılçullu. 1944 Kızılçullu doğumluyum. Ailemin bu topraklara gelişi 1930’lu yıllar. O zaman bağlar içinde, Rum evinde doğduk, büyüdük, yaşadık.”
Çocukluk yıllarında Kızılçullu deresinin çevresinde kurulan dostlukları hatırlatan Yemişçi, geçmişte birlikte büyüdüğü birçok arkadaşını kaybettiklerini, hayatta olanlara ise sağlık ve uzun ömür dilediğini söyledi. Buluşmaların en önemli yanının eski arkadaşları yeniden bir araya getirmesi olduğunu belirten Yemişçi, aralarından ayrılan Bucalıları da rahmetle andı.
Yemişçi’nin geçmişe ilişkin anıları, katılımcılara Buca’nın yıllar içindeki değişimini ve eski mahalle kültürünü bir kez daha hatırlattı.
Etkinliğin en duygusal konuşmalarından birini Muharip Gazi Şükrü Karacabey gerçekleştirdi. Katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Karacabey, gazilerin toplumdaki yeri, şehitlerin hatırası ve yaşlılara gösterilmesi gereken saygı üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Toplu taşıma araçlarında yaşlılara ve gazilere yeterince saygı gösterilmediğini savunan Karacabey, bunun toplumsal eğitim ve değerler meselesi olduğunu ifade etti. Gazilik unvanını büyük Türk milletinin kendisine verdiği en değerli emanetlerden biri olarak gördüğünü belirten Karacabey, şu sözleri kullandı:
“Bu vatanda yaşamanın bir bedeli vardır. Bedeli ödedim, ödemeye de devam ediyorum.”
Gazilerin taşıdığı madalyaların yalnızca birer nişan olmadığını vurgulayan Karacabey, bu madalyaların savaş meydanlarında hayatını kaybeden şehitlerin, gazilerin ve onların ailelerinin yaşadığı acıları temsil ettiğini söyledi. Konuşmasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Kore gazilerine ilişkin örnekler ve geçmişten dinlediği anılar paylaşan Karacabey, farklı ülkelerde gazilere gösterilen saygı ile Türkiye’deki bazı uygulamalar arasında karşılaştırmalar yaptı.
Özellikle Çanakkale gazilerinin yaşadıkları zorluklara ilişkin aktardığı bir anı, konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu. Karacabey, gazilerin maddi imkânlardan önce saygı ve hatırlanmayı hak ettiklerini belirterek genç kuşakların şehit ve gazilerin fedakârlıklarını unutmaması gerektiğini vurguladı.
Toplumda yaşlılara ve gazilere yönelik duyarlılığın artırılması çağrısında bulunan Karacabey, konuşmasını kendisini dinleyen tüm katılımcılara teşekkür ederek tamamladı.
Buca Belediye Meclisi Üyesi ve Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu Başkanı Mustafa Yıldız, konuşmasında hem yaşlı bireylerin toplumdaki önemine hem de gençleri tehdit eden bağımlılık sorununa dikkat çekti. Öncelikle organizasyonu gerçekleştiren isimlere teşekkür eden Yıldız, Ertan Çevik’in geçmişte Çamlıkule’de yapılan bir caminin ihtiyaçlarının karşılanmasına da destek verdiğini anlattı.
Aynı gün içerisinde cami, cemevi ve kilise ziyaretlerinde bulunduğunu ifade eden Yıldız, farklı inançların ve kültürlerin bir arada yaşamasının önemine vurgu yaptı. Buca’nın büyüklerine seslenen Yıldız, toplumun gerçek zenginliğinin yalnızca binalar ve yollarla ölçülemeyeceğini söyledi.
“Sizler bu toplumun hafızasısınız. Emeklerinizle ailelerinizi büyüttünüz, evlatlarınızı yetiştirdiniz. Bu şehre ve ülkemize değer kattınız.” Yaş almanın sosyal yaşamdan uzaklaşmak anlamına gelmediğini belirten Yıldız, 2. Bahar Buluşması gibi organizasyonların kuşaklar arasında önemli bir köprü oluşturduğunu ifade etti.
Yıldız, konuşmasının devamında uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarına değindi.
Bağımlılığın yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumun tamamını etkileyen önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Yıldız, aile içi iletişimin ve özellikle gençlerin dinlenmesinin önemini vurguladı.
Konuşmasının devamında bağımlılıkla mücadele çalışmaları sırasında tanıştığı bir annenin yaşadıklarını anlatan Mustafa Yıldız, katılımcılarla duygusal bir hikâye paylaştı. Yıldız’ın aktardığına göre genç yaşta eşini kaybeden bir anne, bütün yaşamını oğlunu büyütmeye adamıştı. Ancak lise döneminde davranışları değişen genç, zaman içerisinde ciddi sorunlar yaşamaya başladı.
Oğlunun kendisiyle konuşmak istediğini ancak görüşmenin çeşitli nedenlerle ertelendiğini anlatan annenin, daha sonra evladının ölüm haberiyle karşılaştığını ifade eden Yıldız, bu olayın kendisini derinden etkilediğini söyledi. Annenin yaşadığı acının ardından bağımlılıkla mücadele çalışmalarına katıldığını belirten Yıldız, ailelerin çocuklarının davranışlarındaki değişimleri dikkate alması gerektiğini vurguladı.
“Çocuklarımızı dinlemeyi bilmeliyiz. Geç olmadan dinlemeliyiz.”
Gençlerin yargılanmadan dinlenmeye, anlaşılmaya ve kendilerini güvende hissetmeye ihtiyaç duyduğunu belirten Yıldız, bağımlılıkla mücadelenin suçlama ve dışlama yerine bilinçlendirme, erken destek ve profesyonel yardımla yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Yıldız, Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenecek bağımlılıkla mücadele paneline de katılımcıları davet ederek toplumun bütün kesimlerini bu mücadelede sorumluluk almaya çağırdı.
Buluşmada konuşan Doç. Dr. Levent Köstem, meslek hayatına, bilimsel çalışmalarına ve hayata geçirdiği eğitim projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Tıp alanında çalıştığı yıllarda bilimsel gelişmeleri yakından takip ettiğini anlatan Köstem, özellikle cerrahi yöntemlerde gerçekleştirilen yeniliklerin meslek hayatına önemli katkılar sunduğunu belirtti.
Buca’da görev yaptığı dönemlerde uygulanan bazı cerrahi yöntemlerin Türkiye’de henüz yaygınlaşmadığını ifade eden Köstem, bilimsel gelişmeleri takip etmenin önemini vurguladı. Meslek hayatı boyunca elde ettiği birikimi kişisel tüketim yerine eğitim ve kültür alanında değerlendirmek istediğini söyleyen Köstem, kurduğu müzenin bu anlayışın bir sonucu olduğunu anlattı.
Köstem, müzeciliğin yalnızca geçmişe ait eserlerin sergilenmesi olmadığını, aynı zamanda alternatif bir eğitim modeli sunduğunu belirtti. “Bizim müze aslında bir eğitim kurumu. Orada gastronomi ile eğitim veriyoruz. Zeytinyağının faydalarını ve birçok şeyi anlatıyoruz.”
Müze bünyesinde oluşturulan ahşap atölyesinin de önemli bir eğitim ve üretim merkezi haline geldiğini belirten Köstem, üniversite öğrencilerinin bu atölyeden yararlandığını ifade etti. Köstem, konuşmasının sonunda Prof. Dr. Barış Gür ile birlikte hazırladıkları “Zeytin ve Zeytinyağının İzmir Hikâyesi” isimli kitabı tanıttı.
Buca’nın kültürel değerlerinin korunmasına yönelik yeni çalışmalar da planladıklarını belirten Köstem, kitabını duayen gazeteci Tayfur Göçmenoğlu’na imzalayarak hediye etti. Bu anlamlı jest, buluşmada geçmişten geleceğe bilgi, kültür ve dostluk aktarımının güzel örneklerinden biri oldu.
Buca’nın geçmişine tanıklık etmiş ve uzun yılların birikimini taşıyan Ahmet Yılmaz, etkinlikte özel olarak onurlandırıldı.
Yılmaz’a plaket takdim edilirken sağlıklı ve huzurlu uzun ömürler dilendi.
Bu anlamlı an, organizasyonun temel amacı olan büyüklere vefa, geçmişe saygı ve toplumsal dayanışma anlayışını bir kez daha ön plana çıkardı.
Buca Baptist Kilisesi’nin tarihî bahçesinde gerçekleştirilen 6. 2. Bahar Buluşması, eski dostların hasret gidermesine ve ilçenin geçmişine ilişkin hatıraların yeniden canlanmasına vesile oldu. Siyasetten sağlığa, eğitimden spora ve sivil topluma kadar farklı alanlarda Buca’ya hizmet etmiş isimler, yıllar sonra aynı ortamda bir araya gelerek dostluklarını tazeledi. Buluşmada yapılan konuşmaların ortak noktasını yaşlılara saygı gösterilmesi, toplumsal hafızanın korunması, kuşaklar arası bağların güçlendirilmesi ve dayanışma kültürünün yaşatılması oluşturdu.


İzmir Buca Seyhan Mahallesi’nde saat 03.15 sıralarında başlayan yangın, kısa sürede büyüyerek deponun tamamını sardı. İtfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesiyle söndürülen yangında deponun sac çatısı çökerken, yapı kullanılamaz hale geldi. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.
İzmir’in Buca ilçesinde gece saatlerinde çıkan depo yangını, çevrede korku dolu anların yaşanmasına neden oldu. Seyhan Mahallesi 722/6 Sokak’ta bulunan, içerisinde kereste ve sunta türü malzemelerin depolandığı yapıda saat 03.15 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.
Depoda bulunan yanıcı malzemelerin etkisiyle hızla büyüyen alevler, kısa sürede yapının tamamına yayıldı. Yangını fark eden çevre sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Olay yerine ulaşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, büyüyen alevleri kontrol altına almak için yoğun çalışma başlattı. Yangının kısa sürede geniş bir alana yayılması nedeniyle ekipler, alevlerin söndürülmesi için müdahalelerini sürdürdü.
Yangına müdahale sırasında alevlerin etkisiyle deponun sac çatısı çöktü. Çatının çökmesiyle birlikte yapıda büyük çaplı maddi hasar meydana geldi.
İtfaiye ekipleri, yoğun müdahalenin ardından yangını kontrol altına alarak tamamen söndürdü. Yangının söndürülmesinin ardından bölgede yeniden alevlenme ihtimaline karşı soğutma çalışması gerçekleştirildi.
Yangında herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, kereste ve sunta malzemelerinin bulunduğu depo kullanılamaz hale geldi. Polis ve itfaiye ekipleri tarafından yangının çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.


Buca Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınların ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla “Pembe Yürüyüş” düzenledi. Işılay Saygın Meydanı’ndan Buca Belediyesi önüne kadar gerçekleştirilen yürüyüşün ardından düzenlenen seminerde, meme kanserinde erken teşhisin hayati önemine dikkat çekildi. Uzmanlar, her 8 kadından birinin yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıdığını belirterek kadınlara düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.
İzmir’in Buca ilçesinde, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve toplumda bilinç oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Buca Belediyesi tarafından düzenlenen “Pembe Yürüyüş”, kadınların, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. 21 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirilen farkındalık etkinliği, Işılay Saygın Meydanı’nda başladı. Buca Belediyesi meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş, ellerinde pembe balonlar ve farkındalık mesajlarının yer aldığı dövizlerle yürüyüşe katıldı.
Katılımcılar, Işılay Saygın Meydanı’ndan Buca Belediyesi ana hizmet binasına kadar yürüyerek meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekti. Pembe renklerin hâkim olduğu yürüyüşte, kadınların sağlık kontrollerini aksatmaması ve meme kanseri konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği mesajı verildi. Yürüyüşün ardından program, Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen bilgilendirme semineriyle devam etti.
Seminerde Buca Kent Konseyi Başkanı Mahmut Dural, Meme Kanseri ile Savaşım Derneği Başkanı Sevim Kılıç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş ile Nefes Terapisti ve Kişisel Gelişim Uzmanı Nazlı Baç konuşmacı olarak yer aldı.
Seminerin en dikkat çekici açıklamalarından biri Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş’tan geldi. Meme kanserinin biyolojik gelişimini ve dünyadaki görülme sıklığını değerlendiren Alıcıkuş, kanserin hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucunda ortaya çıktığını belirtti.
Dünya genelinde her yıl milyonlarca kadına meme kanseri tanısı konulduğuna dikkat çeken Alıcıkuş, erken teşhisin hastalıkla mücadelede büyük önem taşıdığını vurguladı.
Prof. Dr. Alıcıkuş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Vücudumuzda trilyonlarca hücre belirli bir görev süresinin ardından yaşamını tamamlar. Ancak kanser hücresi bu ‘bitti’ mesajını almaz; kontrolsüz bir şekilde bölünmeye ve çoğalmaya başlar. Zamanla biriken bu hücreler kitlelere dönüşür.”
Meme kanserinin yalnızca kadınları ilgilendiren bir hastalık olmadığını, erkeklerde de görülebildiğini ifade eden Alıcıkuş, hastalığın yaşam boyu görülme riskine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“İstatistiksel olarak her 8 kadından biri hayatı boyunca meme kanseriyle karşılaşacak. Bu yüzden korkmak yerine bilgilenmeli ve kontrolleri asla aksatmamalıyız.” Alıcıkuş ayrıca meme kanseri vakalarının önemli bir bölümünde kadın cinsiyeti ve yaş dışında belirgin bir risk faktörü bulunmadığına dikkat çekerek, düzenli taramaların ve erken tanının önemini anlattı.
Seminerde konuşan Meme Kanseri ile Savaşım Derneği Başkanı Sevim Kılıç ise kadınlara önemli mesajlar verdi. Meme kanseriyle mücadelede korkunun ve erteleme alışkanlığının erken tanının önündeki engellerden biri olduğuna dikkat çeken Kılıç, kadınların sağlıklarını ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.
Kılıç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Buradan bütün kadınlarımıza sesleniyorum. Kendinizi ihmal etmeyin, sağlığınızı ertelemeyin. Kontrollerinizi, korkularınıza yenik düşerek geciktirmeyin. Unutmayın, erken tanı için atılan bir adım, geleceğe uzanan çok kıymetli bir adımdır. Yalnızca tedavi değil anlayış, sevgi ve dayanışma ile hastalarımızı yalnız bırakmayalım.” Meme kanseriyle mücadelede yalnızca tıbbi tedavinin değil, aile desteğinin, sevginin ve toplumsal dayanışmanın da önemli olduğunu belirten Kılıç, farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Buca Kent Konseyi Başkanı Mahmut Dural, meme kanseriyle mücadelenin yalnızca kadınların değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Toplumsal bilinçlenmenin ve dayanışmanın önemine dikkat çeken Dural, bu tür farkındalık etkinliklerinin toplum sağlığı açısından önemli katkılar sunduğunu belirtti.
Seminerde ayrıca Nefes Terapisti ve Kişisel Gelişim Uzmanı Nazlı Baç, katılımcılara doğru nefes teknikleri hakkında bilgiler vererek uygulamalı çalışmalar gerçekleştirdi.Katılımcılar, nefes egzersizlerini uzman eşliğinde uygulama fırsatı buldu.


A Millî Futbol Takımı’nın yeni teknik direktörü Sergen Yalçın, Türkiye Futbol Federasyonu’nun Riva’daki tesislerinde düzenlenen törenle resmen görevine başladı. TFF Temsilciler Kurulu Başkanı ve UEFA Stadyum ve Güvenlik Komitesi Üyesi, Şerafettin Bural da törende yer aldı. A Millî Takım’dan Sorumlu TFF Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Ediz Kıray ile bir araya gelen Yalçın’a, Şerafettin Bural yeni görevinde başarı dileklerini iletti.
Türk futbolunda yeni bir dönem başladı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu tarafından 20 Ekim 2026 tarihinde A Millî Futbol Takımı Teknik Direktörlüğü görevine getirilen Sergen Yalçın, 22 Ekim Perşembe günü Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen resmî imza töreniyle görevine başladı.
TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen törende Sergen Yalçın, kendisini dört yıllığına A Millî Futbol Takımı’nın başına getiren sözleşmeye imza attı. Riva’daki törene TFF yönetim kurulu üyeleri ve federasyon temsilcileri katılırken, İzmir’in Buca ilçesi açısından da dikkat çeken bir buluşma yaşandı.
TFF Temsilciler Kurulu Başkanı ve UEFA Stadyum ve Güvenlik Komitesi Üyesi Şerafettin Bural, yeni millî takım teknik direktörü Sergen Yalçın’ın göreve başlaması dolayısıyla gerçekleştirilen organizasyonda yer aldı.
Buca’nın Türk futbolundaki önemli temsilcilerinden Şerafettin Bural, A Millî Takım’dan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Ediz Kıray ve Sergen Yalçın ile bir araya geldi. Bural, Yalçın’a yeni görevinde başarılar dileyerek görevinin Türk futbolu adına hayırlı olmasını temenni etti.
Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde Temsilciler Kurulu Başkanlığı görevini sürdüren Şerafettin Bural, aynı zamanda UEFA Stadyum ve Güvenlik Komitesi Üyesi olarak uluslararası futbol organizasyonlarında görev yapıyor.

