47,5559$% 0.04
54,8387€% 0.17
10.140,00%0,33
13.633,50%1,66
3039776฿%2.2
47.51$%0
17:12
04 Ağustos 2026 Salı
AK Partili Buca Belediye Meclis Üyesi Murat Polat’ın, vatandaşlar tarafından fiilen park, rekreasyon ve çocuk oyun alanı olarak kullanılan yerlerin imar planlarında güvence altına alınması için verdiği önergenin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Buca Belediyesi 6 daireyi SGK listesinden çıkarırken, vatandaşların yıllardır park olarak kullandığı belirtilen Tınaztepe’deki taşınmazı listede bıraktı.
Buca Belediye Meclisinin 7 Kasım 2025 tarihli ve 2025/196 sayılı kararıyla belediyeye ait 11 taşınmazın, Buca Belediyesi ile sermayesinin tamamı belediyeye ait Buca İmar A.Ş’nin SGK borçlarına karşılık satılması ve satış bedelinin borçlardan mahsup edilmesi kabul edilmişti.
Buca Belediye Meclisinin 6 Ağustos 2026 tarihli gündemine getirilen yeni teklifle, 11 taşınmaz arasında bulunan konut niteliğindeki 6 dairenin listeden çıkarılması istendi. Ancak özel sağlık tesisi, özel kreş, özel sosyal tesis, özel yurt ve belediye hizmet alanı niteliğindeki 5 taşınmaz SGK listesinde bırakıldı.
Listeden çıkarılması istenen taşınmazlar BucaKoop’taki bir daire, Kuruçeşme’deki dört daire ve Laleli’deki bir daireden oluştu.
Buna karşılık Tınaztepe Mahallesi 7629 ada 1 parseldeki Özel Sağlık Tesis Alanı, Dumlupınar’daki özel kreş ve özel yurt alanları, Kaynaklar’daki sosyokültürel tesis alanı ile Kocatepe’deki Özel Sosyal Tesis Alanı listede bırakıldı.
Belediyenin konut niteliğindeki taşınmazları farklı şekilde değerlendirmek üzere geri çekmesi, buna karşılık kamusal kullanımı ve sosyal donatı niteliği tartışılan taşınmazları listede tutması yeni soruları beraberinde getirdi.
Gündem Buca’nın 3 Haziran 2025 tarihli haberinde, Tınaztepe Mahallesi Gazi Osman Paşa Caddesi üzerinde bulunan 7629 ada 1 parselin belediye tarafından düzenlendiği ve yaklaşık 20 yıldır vatandaşlarca park olarak kullanıldığı belirtilmişti.
Haberde, yaklaşık 324 metrekare büyüklüğündeki alanın “Sağlık Tesis Alanı” kullanımından “Özel Sağlık Tesis Alanı”na dönüştürülmesine yönelik plan değişikliğini CHP’li Meclis Üyesi Murat Sinat’ın savunduğu aktarılmıştı.
CHP Buca Belediye Meclis Üyesi Murat Sinat, mecliste yaptığı açıklamada alanın imar planında yeşil alan değil sağlık tesis alanı olduğunu, SGK tarafından satılması veya kiralanması halinde de kullanımının sağlık tesisi olarak devam edeceğini söylemişti. Plan değişikliğine CHP’li komisyon üyeleri kabul, AK Parti ve MHP’li üyeler ise ret oyu vermişti.
AK Partili Meclis Üyesi Murat Polat, Buca’da vatandaşların uzun yıllardır park, yeşil alan, rekreasyon alanı veya otopark olarak kullandığı bazı yerlerin tapu ve imar kayıtlarında farklı niteliklerde görünmesinin ciddi bir risk oluşturduğuna dikkat çekmişti.
Polat, resmî kayıtlarda güvence altına alınmayan alanların ilerleyen dönemlerde “Burası zaten park değil” denilerek farklı amaçlarla değerlendirilmesinin önünün açılabileceğini belirterek belediye yönetimine çağrıda bulunmuştu.
Mevlana Heykeli çevresi başta olmak üzere Buca’daki birçok fiilî park ve rekreasyon alanının kayıtlarını gündeme taşıyan Polat, belediyeden bu alanların ada, parsel, yüzölçümü ve imar durumlarının açıklanmasını istemişti.
Murat Polat’ın yalnızca eleştiriyle yetinmeyerek çözüm önerisini meclise taşıması dikkat çekti.
CHP’li Mustafa Genç ile AK Partili Murat Polat tarafından verilen önergede, Buca genelinde vatandaşların fiilen park, rekreasyon alanı ve çocuk oyun alanı olarak kullandığı bütün yerleri kapsayacak biçimde imar planı değişikliği sürecinin başlatılması talep edildi.
Önerge ilk olarak 4 Mart 2026 tarihli meclis gündeminde yer aldı. Komisyonlarda sonuçlandırılamaması nedeniyle 2 Nisan 2026 tarihli gündemde yeniden görüşülmek üzere bekleyen önergeler arasında gösterildi.
Polat’ın önergesinin en dikkat çekici yönü, tartışmayı yalnızca Tınaztepe’deki bir taşınmaz üzerinden yürütmemesi oldu.
Önergeyle Buca’nın tamamında fiilen park, yeşil alan, rekreasyon alanı ve çocuk oyun alanı olarak kullanılan yerlerin belirlenmesi, mülkiyet durumlarının ortaya çıkarılması ve bu alanların imar planlarıyla koruma altına alınması amaçlandı.
Bu yaklaşım, vatandaşların kullandığı kamusal alanların yalnızca belediyenin yaptığı banklar, taş döşemeler veya peyzaj çalışmalarıyla değil, plan kararlarıyla da güvence altına alınması gerektiğini ortaya koydu.
Buca Belediye Meclisinin 5 Mayıs 2026 tarihli ve 73 sayılı kararında, Murat Polat ve Mustafa Genç’in önergesi kapsamında Plan ve Proje Müdürlüğünün hazırladığı çalışma değerlendirildi.
Ancak mülkiyet bilgilerinin ayrıntılandırılması ve alanların mevcut durumlarının analiz edilmesi gerektiği belirtilerek dosya ilgili müdürlüğe oy birliğiyle iade edildi. Komisyon raporlarının kabulü ve önergenin müdürlüğe iadesi de oy birliğiyle karara bağlandı.
Bu karar, önergenin reddedildiği anlamına gelmiyor. Dosya, eksik mülkiyet ve saha çalışmalarının tamamlanması amacıyla müdürlüğe gönderilmiş durumda.
Bugün gelinen noktada belediyenin 6 daireyi SGK’ya verilecek taşınmazlar listesinden çıkarırken, fiilen park olarak kullanıldığı belirtilen Tınaztepe’deki alanı listede bırakması Murat Polat’ın uyarılarının önemini yeniden gösterdi.
Polat’ın “Kayıt yoksa güvence de yok” yaklaşımı, Tınaztepe’de yaşanan tartışmayla somut bir örneğe dönüştü. Bir alanın yıllarca vatandaşlarca park olarak kullanılması, içerisine belediye tarafından bank, aydınlatma ve parke yapılması, o alanın imar planında park olarak korunmasına tek başına yetmiyor.
Murat Polat’ın verdiği önerge, Buca’daki park ve yeşil alanların geleceği açısından önemli bir şehircilik adımı olarak öne çıkıyor.
Fiilî park alanlarının belirlenmesi, mülkiyet ve imar bilgilerinin kamuoyuna açıklanması ve bu yerlerin imar planlarında park veya yeşil alan olarak güvence altına alınması, benzer satış tartışmalarının önüne geçebilecek en güçlü tedbirlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Tınaztepe’deki alanın SGK listesinde kalmasıyla birlikte gözler yeniden Buca Belediye Meclisine çevrildi. Murat Polat’ın gündeme taşıdığı çalışmanın tamamlanarak Buca’daki bütün fiilî parkların planlarda korunup korunmayacağı ise kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.






İzmir genelinde art arda meydana gelen orman ve arazi yangınlarına müdahale eden Buca Belediyesi Arama Kurtarma Birimi BUCAKUT, söndürme ve soğutma çalışmalarında aktif görev üstleniyor. Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, “Alevlerle ön safta mücadele eden BUCAKUT ekibimizle gurur duyuyor, her bir arkadaşımıza teşekkür ediyorum” dedi.
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte İzmir’in farklı ilçelerinde meydana gelen yangınlara hızla ulaşan BUCAKUT ekipleri, ilgili kurumların koordinasyonunda çalışmalarını sürdürüyor.
Buca Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren BUCAKUT, yangınlara ilk andan itibaren müdahale ederken İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ve AFAD tarafından yürütülen çalışmalara araç ve personel desteği sağlıyor.
Ekipler, yaz döneminde başta Buca Gökdere ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampüsü çevresindeki ormanlık alan olmak üzere Torbalı Kaplancık, Menderes Hasanlar ve Karşıyaka’da meydana gelen yangınlarda görev aldı.
BUCAKUT’un ihtiyaç duyulan bölgelere hızlı şekilde ulaşarak söndürme, kontrol altına alma ve soğutma çalışmalarına destek verdiği belirtildi.
Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer de BUCAKUT ekibiyle birlikte Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampüsü yakınındaki ormanlık alanda çıkan yangına müdahale çalışmalarını yerinde takip etti.
BUCAKUT’un yaz boyunca aktif görev yaptığını belirten Benzer, ekiplerin yalnızca Buca’daki yangınlara değil, ihtiyaç duyulması halinde çevre ilçelerde meydana gelen olaylara da destek verdiğini söyledi.
Benzer, şu ifadeleri kullandı:
“Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte ilimiz genelinde meydana gelen orman ve arazi yangınlarında belediyemizin arama kurtarma birimi BUCAKUT aktif olarak görev almaktadır. Kendi sorumluluk alanımızdaki yangınlara ilk andan itibaren müdahale ederken ihtiyaç duyulması halinde AFAD ve İzmir İtfaiyesi gibi ilgili kurumların koordinasyonunda çevre ilçelerdeki yangınlara da personel desteği sağlıyoruz.”
Yangınlarla mücadele eden personele teşekkür eden Başkan Vekili Hüseyin Benzer, vatandaşlara da dikkatli ve bilinçli hareket etmeleri çağrısında bulundu.
Benzer, “Alevlerle ön safta mücadele eden BUCAKUT ekibimizle gurur duyuyor, her bir arkadaşıma çok teşekkür ediyorum. En büyük temennimiz, vatandaşlarımızın yangın konusunda daha bilinçli hareket etmesidir. Çünkü yangınlarla mücadelede en etkili yöntem, yangının hiç çıkmamasını sağlamaktır” diye konuştu.
BUCAKUT, yangın ihbarlarına 10 kişilik ana kadrosuyla müdahale ediyor. Operasyonun büyüklüğüne ve ihtiyaçlara göre yedek personel de göreve çağrılarak kesintisiz vardiya sistemine geçiliyor.
Ekipler yangın bölgelerine arazi araçları, kurtarma araçları ve servis araçlarıyla ulaşıyor. Kurtarma aracında bulunan özel söndürme sistemi sayesinde ekiplerin yangına ilk müdahale sırasında hızlı ve etkili şekilde çalışabildiği bildirildi.
Yangın alanlarında ilgili kurumlarla koordineli hareket eden BUCAKUT ekipleri, alevlere müdahalenin yanı sıra yeniden tutuşma riskine karşı gerçekleştirilen soğutma çalışmalarına da destek veriyor.
Buca Belediyesi, özellikle sıcaklıkların yüksek olduğu yaz aylarında vatandaşların ormanlık alanlarda ateş yakmaması, yanıcı maddeleri doğaya bırakmaması ve şüpheli durumları vakit kaybetmeden yetkililere bildirmesi gerektiğini hatırlattı.


Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar aldığını açıkladı. Kararlar kapsamında 333 kişiye disiplin cezası verilirken, 84 kişi meslekten çıkarıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatı içerisindeki denetim ve disiplin mekanizmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Suç ve suç örgütleriyle mücadelede kişilerin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakılmadığını belirten Gürlek, aynı hassasiyetin yargı mensupları bakımından da geçerli olduğunu söyledi.
Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının büyük çoğunluğunun görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlı biçimde yerine getirdiğini vurgulayan Gürlek, hâkimlik ve savcılık sıfatının hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağını ifade etti.
Gürlek’in açıkladığı verilere göre HSK İkinci Dairesi, 2026 yılında toplam 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar aldı.
Bu kişilerden 333’ü hakkında disiplin cezası uygulandı. Kararların dağılımı şöyle gerçekleşti:
168 kişiye uyarma, 24 kişiye kınama, 23 kişiye aylıktan kesme, 4 kişiye kademe ilerlemesini durdurma, 30 kişiye yer değiştirme ve 84 kişiye meslekten çıkarma cezası verildi.
Meslekten çıkarma cezası verilen 84 kişiden 69’unun daha önce başka dosyalar kapsamında da meslekten çıkarma cezası aldığı bildirildi.
Ayrıca 98 kişi hakkındaki soruşturma evrakının işlemden kaldırılmasına, 80 kişi hakkında ceza tayinine yer olmadığına ve 14 kişi hakkındaki soruşturma evrakının zamanaşımı veya ölüm nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Adalet sisteminin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini belirten Gürlek, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatımız içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”


YENİ PARTİ Buca İlçe Başkanlığı görevine getirilen Suat Bulut, yaptığı açıklamada siyaseti ayrıştıran değil birleştiren bir anlayışla hareket edeceklerini belirterek, “Kapımız da gönlümüz de Buca için taş üstüne taş koymak isteyen herkese açık olacak” dedi.
YENİ PARTİ Buca İlçe Başkanlığı görevini üstlenen Suat Bulut, yeni görevi dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Bulut, göreve başlamanın yalnızca bir makam değişikliği olmadığını, Buca için yeni bir umut ve ortak gelecek oluşturma sorumluluğu taşıdığını ifade etti.
İlçe başkanlığı görevini hemşehrilerinin sorunlarına ortak olma ve farklı görüşlerden insanları aynı çatı altında buluşturma sorumluluğu olarak gördüğünü belirten Bulut, şu ifadeleri kullandı:
“YENİ PARTİ Buca İlçe Başkanlığı görevini üstlenmek, bir makam sahibi olmak değil; her bir hemşehrimizin derdine ortak olma, her görüşten insanı aynı çatı altında buluşturma ve memleketimize hizmet etme sorumluluğunu omuzlamaktır.”
Siyasette birleştirici ve kapsayıcı bir anlayış benimseyeceklerini vurgulayan Suat Bulut, Buca’nın ortak değerleri etrafında hareket edeceklerini söyledi.
Bulut, “Siyaseti ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklaştıran bir anlayışla yürüteceğiz. Buca’nın kazandığı yerde hiç kimse kaybetmez. Birlik olduğumuzda aşamayacağımız hiçbir engel, ulaşamayacağımız hiçbir hedef yoktur” dedi.
Kendisini göreve layık gören YENİ PARTİ Genel Başkanı Özgür Özel ile İl Başkanı Çağatay Güç’e teşekkür eden Bulut, süreç boyunca kendisine destek verenlere de teşekkürlerini iletti.
Bulut, kendisine duyulan güveni boşa çıkarmamak, kırgınlıkları geride bırakmak ve ortak aklı büyütmek için çalışacağını ifade etti.
YENİ PARTİ Buca İlçe Başkanlığının Buca’ya katkı sunmak isteyen herkese açık olacağını belirten Bulut, farklı düşünceleri bir zenginlik olarak gördüklerini kaydetti.
Bulut, “Kapımız da gönlümüz de Buca için taş üstüne taş koymak isteyen herkese sonuna kadar açık olacaktır. Farklı düşünceler zenginliğimizdir; ortak paydamız ise güzel ülkemiz ve güzel Buca’mızdır” ifadelerini kullandı.
Siyasetin kavga ve ayrışma yerine çözüm, kardeşlik ve umut üretmesi gerektiğini belirten Suat Bulut, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Allah çıktığımız bu yolda bizleri mahcup etmesin. Birlik ve beraberlik içinde, milletimize yakışır bir anlayışla Buca’mız için durmadan, yorulmadan çalışacağız. Buca’nın YENİ umudu hayırlı olsun.”


İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Halkapınar Adliye Ek Hizmet Binası ile Bostanlı’daki İzmir Hakimevi projelerinde sona yaklaşıldı. Modern donatılarla hazırlanacak tesislerin, yeni adli yıl açılış süreciyle birlikte hizmete alınması planlanıyor.
İzmir’de yargı hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve modern koşullarda yürütülmesi amacıyla hayata geçirilen iki önemli projede çalışmalar devam ediyor.
Halkapınar’da kiralanarak adliye ek hizmet binasına dönüştürülen yapının bakım, tadilat ve yenileme işlemlerinde büyük ölçüde sona gelindi. Bostanlı’da yapımı devam eden İzmir Hakimevi projesinin de tamamlanma aşamasına ulaştığı bildirildi.
Her iki tesisin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katılımıyla düzenlenmesi planlanan törenle hizmete açılması hedefleniyor.
Halkapınar’da hizmete girecek İzmir Adliyesi Ek Hizmet Binası, vatandaş odaklı ve çevre dostu bir anlayışla hazırlanıyor.
Yeni binada toplam 35 modül mahkemenin hizmet verebileceği belirtildi. Mahkeme birimlerinin aynı yapı içerisinde planlanmasıyla vatandaşların duruşma salonlarına daha kolay ve hızlı ulaşması amaçlanıyor.
Binanın öne çıkan özellikleri arasında akıllı ve çevreci yapı uygulamaları, vatandaşlara yönelik kullanım alanları, engelli erişimine uygun donatılar ve modern duruşma salonları bulunuyor.
Yeni ek hizmet binasının faaliyete geçmesiyle İzmir Adliyesi’ndeki fiziki yoğunluğun azaltılması ve yargı hizmetlerinin daha düzenli yürütülmesi bekleniyor.
Projelerin dikkat çeken yönlerinden biri de bakım, onarım ve mefruşat çalışmalarında hükümlülerin görev alması oldu.
Halkapınar Adliye Ek Hizmet Binası ile İzmir Hakimevi’nin bakım, onarım ve mobilya üretimi çalışmaları, Foça ve Buca Açık Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan hükümlüler tarafından gerçekleştiriliyor.
Çalışmayla kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken hükümlülerin mesleki beceriler kazanarak üretime katılmalarına ve topluma yeniden uyum süreçlerine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Yapımına 2025 yılında başlanan Bostanlı’daki İzmir Hakimevi projesinde de inşaat ve düzenleme çalışmaları son aşamaya geldi.
Hakimevi’ndeki eksikliklerin yaklaşık iki ay içerisinde tamamlanarak tesisin hizmete hazır hale getirilmesi planlanıyor.
Projenin tamamlanmasıyla İzmir’de görev yapan hâkim ve savcıların konaklama, dinlenme ve sosyal tesis ihtiyaçlarının modern koşullarda karşılanması hedefleniyor.
Projelerin son durumunu değerlendirmek amacıyla Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay ve beraberindeki heyet İzmir’de saha incelemesi gerçekleştirdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, heyete Halkapınar Ek Hizmet Binası’nın tadilat ve yenileme çalışmaları ile Bostanlı’daki İzmir Hakimevi projesinin teknik süreçleri hakkında bilgi verdi.
Ziyaret kapsamında İzmir Adliyesinin H ve E bloklarında sürdürülen deprem güçlendirme çalışmaları da incelendi. Kentteki adalet hizmetlerinin daha güvenli ve modern yapılarda sunulması amacıyla yürütülen yatırımların mevcut durumu değerlendirildi.
Halkapınar Adliye Ek Hizmet Binası’nın yeni adli yılın başlamasıyla birlikte hizmet vermeye başlaması hedefleniyor.
İzmir Hakimevi’nin ise kalan eksikliklerinin tamamlanmasının ardından kullanıma açılması planlanıyor. İki tesisin hizmete girmesiyle İzmir’in yargı altyapısının güçlendirilmesi, vatandaşların adli hizmetlere erişiminin kolaylaştırılması ve yargı mensuplarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor.
Metindeki “iki tesis de yeni adli yılda açılacak” ifadesini, Hakimevi için açıklanan iki aylık tamamlanma takvimiyle çelişmemesi amacıyla daha temkinli biçimde düzenledim.

