Sinan Öğüt ; Kırklar Mağdur, Tarım ve Orman Arazilerinin çoğunluğu ruhsatsız yapı, mahalleli rahatsız

0
935

Buca Kırklar çözümü bekliyor

İzmir’in Buca ilçesine bağlı Kırklar Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar tarım arazileri üzerine “helvacı kağıdı” olarak adlandırılan belgelerle kondurulan hobi bahçelerinden ötürü elektrik ve su gibi alt yapı hizmetlerinde aksamaların yaşandığını belirtti.

Köylerin statülerinin değişmesiyle birlikte mahalle olarak anılmaya başlanan Buca’nın doğa cenneti Kırklar’da tarım arazileri üzerine çoğunluğu ruhsatsız olarak yerleşim yerleri mahalleliyi rahatsız ediyor.

Muhtarlığa, neredeyse her gün 15 – 20 kişinin Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıt işlemi için başvurduğunu ifade eden Kırıklar Mahallesi Muhtarı Sinan Öğüt, 1 dönümün altında yapılan başvuruların işlemlerini imzalamaktan imtina ettiğini söyledi.

“300 – 500 metrekare alanda tarım yapılmaz”

Sonuçta 300 ila 500 metrekare alanların tarımsal alan olmadıklarının açıkça belli olduğunu anlatan Sinan Öğüt, “İlçe tarım müdürlükleri bunları kayıt altına almak istiyor ama ben doğru bulmuyorum. Açıkçası çekiniyorum. Elim varmıyor. Bu arazilere yapılar yerleştiriyorlar. Mesela basit kulübelerle, konteynerlerle, betonarmelerle yapıyorlar. Bunun yasal izni kısmında ise şöyle bakıyorlar. Tapuda 10 dönümse bu araziye bir kişi 75 metrekarelik taban ölçekli bina yapabilir. Ama bu 10 dönümü 500’er metrekarelik hisselere bölmüşler 20 hisse çıkarmışlar. Her hisse içerisinde 50 ile 75 metrekarelik konteynerlerle yerleşim yeri yapıyorlar. Bu doğru değil. Bu tarım arazilerinin yapısına ve yasaya aykırı. Aslolan bir tapuda yüzde 5 oranında ancak bina yapılabilme izni verildiğidir” dedi.

“Helvacı kağıdıyla işlem yapmışlar”

Geçen sene mahallelerinde gerçekleştirilen yapı yıkımlarına değinen Muhtar Öğüt, “Devlet yüküm ve tasarrufu altında olan, tapusu olmayan fiili olarak orman olan alanda oldu. Benden önceki yönetim “2B” diye satışlarını yaptırdıkları bu kişilerin buraya gelmelerini sağladıkları işlemlerle yapılan yapılardı. Hiçbir şekilde tapu yok. Mesela sadece yazmış “doğusunda şurası, batısında burası olan” diye işaretlenen ve “helvacı kağıdı” olarak adlandırılan kağıtlarla buraların satışını yapmışlar. Muhtar “İşbu tutanaktaki kişilerin imzalarının kendilerine ait oldukları tasdik edilir” diye tasdiklemiş. Halbuki muhtarların tasdik yetkisi de yok. Ama tasdik ederekten bu kişilerin buralara yerleşmesini sağlamışlar. Buralara devlet gücünü ve erkanını kullanaraktan hem imar barışında sahte beyanlarla beyanat verip yapı kayıt belgesi almak koşuluyla yerleşmişler. Elektrik ve su abonelikleriyle mahallenin altyapı hizmetlerinde yaklaşık yüzde 50 oranında aksama yaşanıyor. Bu tip yerlerin çoğalmasından dolayı yaz ayları geldiğinde susuz kalıyorsun, elektrikler sık sık kesiliyor. Biz de Buca Belediyesi’ne giderek “devlet tasarrufu altındaki yerlerin yıkımıyla ilgili olarak ne gibi bir işlem başlatabiliriz” diye sorduk. Onlar da 775 sayılı İmar Yasasını uygulayaraktan yıkım gerçekleştirdiler. Bunların hepsi doğa düşmanı, çevreyi katleden kesimler. Devletin arazilerini yağmalamaya çalışan insanlar” dedi.

“Bu yüzden muhtar adayı oldum”

2019’un Mart ayında gerçekleştirilen yerel seçimlerde muhtar adayı olmasındaki asıl sebebin mahallede yaşanan çarpık yapılaşmayla mücadele etmek olduğunu sözlerine ekleyen Sinan Öğüt, “Ben ve benim gibi düşünen köy halkı bunlardan yılmıştı ve böyle bir yapılaşmanın artmasını istemiyordu. Bunun karşılığı varsa bana oy verin diyerek yola çıkmıştım. Köylü de bu işin böyle olmaması gerektiğini anladı. Ben de bu göreve layık olmak için, devletin tüm organlarına çağrıda bulunuyorum. Belediye, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlükleriyle yaptığımız müracaatlarla bu işi sonlandırmaya çalışıyoruz. Yüzde 100 oranında yapabildik mi? Hayır yapamadık. Neden? Yıkımları Buca Belediyesi’nin üzerine atıyorlar. Buca Belediyesi çalışma kapasitesi ilçe bazında büyük olduğu için bazen yetişemeyebiliyor ama Orman Bölge ve Çevre ve Şehircilik Müdürlükleri bu konuda çok suskunlar. Bu kişilerin men edilmesini sağlatmıyorlar. Bölgeyi koruma altına almıyorlar. Buca Belediyesi orman içindeki işgali sonlandırıp yıkıyor ancak orman idaresi oradaki kişilerin temizliği konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğini görüyoruz. Hala daha yıkılsa da moloz yıkıntılarıyla işgallere devam ediyorlar. Sonra belediye ile muhtar hedef tahtasına konmaya çalışılıyor.

“Çiftçi mi yoksa kentli miyiz?”

Öyleyse, havza koruma sahasından çıkartsınlar bizi. Bu işte üzerine gidip de çekinecekleri bir durumları varsa ve bunu siyasete alet ediyorlarsa gelsinler, biz havza uzak koruma sahasındayız yani dördüncü kademedeyiz. O zaman bizi bir aşağıya indirerek havza uzak sahasından çıkarsınlar. İmar planlaması yaptırılsın belediyelerimiz tarafından ondan sonra elektrik hattı mı güçlenecek, suyun şebeke hattı mı düzelecek  göreceğiz. Altyapısı imar geldiğinde otomatikman her hizmet gelecek. Bunun adını koysunlar. Biz tarımla uğraşan çiftçi miyiz? Yoksa kente yakın bir mahalle miyiz? Artık mahalleli de sıkıldı. Doğalgaz hizmeti cezaevine kadar geldi ancak bize gelmiyor.

Kırklar Köyü Muhtarı Sinan Öğüt

Gündem Buca Tüm Görüşlerinize Açıktır.