48,1117$%0,06
56,1591€%-0,03
11.628,00%-1,06
%
3791468฿%-0.67311
48.11$%0.04603
02:00
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında 26 Ağustos 1922 sabahı başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde tarihi bir dönüm noktasına ulaştı. Türk ordusunun İzmir’e doğru sürdürdüğü büyük takip harekâtı ise 9 Eylül 1922’de kentin kurtuluşuyla sonuçlandı. Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anılıyor.
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli aşamalarından biri olan Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı saat 05.30’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında başladı.
Kocatepe’den yönetilen harekâtın ilk günlerinden itibaren Türk ordusu Yunan kuvvetlerinin savunma hatlarını aşarak hızla ilerledi. Afyonkarahisar’ın kurtarılmasının ardından devam eden harekât, Türk ordusunu kesin sonuca götürecek büyük mücadeleye dönüştü.
Büyük Taarruz’un merkezinde Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa bulunuyordu. Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile birlikte harekâtın sevk ve idaresini gerçekleştirdi.
26 Ağustos sabahı başlayan taarruzda Türk birlikleri kısa sürede önemli mevzileri ele geçirirken, 27 Ağustos’ta Afyonkarahisar kurtarıldı. İlerleyen Türk ordusu, Yunan kuvvetlerinin ana unsurlarını Dumlupınar bölgesinde kuşattı.
26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un en kritik aşaması 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da yaşandı.
Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin büyük bölümü etkisiz hâle getirildi veya esir alındı.
30 Ağustos Zaferi, yalnızca askeri bir başarı değil, Anadolu’daki işgalin sona erdirilmesinin ve tam bağımsızlığa giden yolun en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından Mustafa Kemal Paşa, Türk ordusuna tarihe geçen takip emrini verdi:
“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”
Bu emirle birlikte Türk birlikleri geri çekilen Yunan kuvvetlerini takip ederek hızla batıya, İzmir yönüne ilerledi. Uşak ve çevresinin kurtarılmasının ardından Türk süvari birlikleri günler içerisinde İzmir kapılarına kadar ulaştı.
Türk ordusunun 9 Eylül 1922’de İzmir’e giriş güzergâhı, Buca açısından da ayrı bir tarihi önem taşıyor.
Buca Şirinyer’de tarihi su kemerlerinin yakınında bulunan Kervan Köprüsü, Türk birliklerinin İzmir’e ilerleyişinde kullanılan Buca güzergâhıyla ilişkilendirilen önemli tarihi yapılardan biri olarak dikkat çekiyor.
Gündem Buca tarafından yıllardır gündemde tutulan tarihi Kervan Köprüsü’nün, 9 Eylül sabahında İzmir’e ulaşan Türk süvari birliklerinin Buca üzerinden gerçekleştirdiği ilerleyiş açısından araştırılması gereken önemli bir tarih ve kent hafızası noktası olduğu değerlendiriliyor.
Buca da 9 Eylül 1922’de İzmir ile birlikte işgalden kurtularak Milli Mücadele tarihindeki yerini aldı.
9 Eylül 1922 sabahı Türk süvari birlikleri İzmir’e ulaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tarihsel anlatımına göre önce Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası kente girdi. Daha sonra Fahrettin Paşa komutasındaki birlikler İzmir’e ulaştı.
Türk ordusunun İzmir’e girişiyle, 15 Mayıs 1919’da başlayan işgal dönemi sona erdi.
9 Eylül’ün simgeleşen anlarından biri ise Konak’taki Hükümet Konağı’nda Türk bayrağının göndere çekilmesi oldu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aktardığı tarihsel bilgilere göre Yüzbaşı Şerafettin Bey, Hükümet Konağı yakınlarında yaralanmasına rağmen ilerleyerek Türk bayrağını göndere çekti. Böylece Türk ordusunun İzmir’e ulaşması, kentin merkezinde bağımsızlığın sembolü olan ay yıldızlı bayrağın yeniden dalgalanmasıyla tarihe geçti.
Türk birliklerinin 9 Eylül’de İzmir’e girmesinin ardından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa da karargâhıyla birlikte Belkahve’ye ulaştı.
Buradan kurtarılan İzmir’i seyreden Mustafa Kemal Paşa için 26 Ağustos’ta Kocatepe’de başlayan büyük harekâtın hedeflerinden biri artık gerçekleşmişti. Türk ordusu yaklaşık iki hafta içerisinde Afyon’dan İzmir’e uzanan tarihi bir ilerleyiş gerçekleştirmişti.
26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz, 30 Ağustos Büyük Zafer ve 9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin birbirini tamamlayan tarihi aşamaları oldu.
Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri liderliği ve Türk ordusunun büyük mücadelesiyle kazanılan bu zafer, Anadolu’daki işgalin sona erdirilmesinin önünü açarken Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden sürecin de en önemli kilometre taşlarından birini oluşturdu.
Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde, bağımsızlık ve özgürlük uğruna büyük bir mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
26 Ağustos’ta Kocatepe’de başlayan bağımsızlık yürüyüşünün, 30 Ağustos’ta Büyük Zafer’e, 9 Eylül’de ise İzmir’de dalgalanan Türk bayrağına ulaşan ışığı yolumuzu daima aydınlatsın.

