48,2766$%0,04
55,9769€%-0,21
10.912,00%-2,47
%
3735658฿%-2.16376
48.26$%0.02123
05:08
01 Eylül 2026 Salı
Buca ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Eşref Çakır, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir ziyareti öncesinde kullandığı “Butlan Genel Müdürü” ifadesine tepki gösterdi. Siyasette eleştirinin doğal olduğunu ancak üslubun korunması gerektiğini belirten Çakır, Güç’e Menderes üzerinden de siyasi sorumluluk hatırlatmasında bulundu.
İzmir siyasetinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2 Eylül’de gerçekleştirmesi beklenen İzmir ziyareti öncesinde başlayan siyasi polemik büyüyor.
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün Kılıçdaroğlu için kullandığı “Butlan Genel Müdürü” ifadesine Buca ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Eşref Çakır’dan sert tepki geldi.
Çakır, yaptığı açıklamada siyasi eleştirinin demokratik siyasetin bir parçası olduğunu ancak kullanılan dilin siyasi makamların ağırlığına uygun olması gerektiğini vurguladı.
Çağatay Güç’ün kullandığı ifadeyi “yakışıksız” olarak değerlendiren Çakır, siyasi görüşler ve mücadele alanları farklı olsa bile siyasi nezaketin korunması gerektiğini söyledi.
Çakır açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bir genel başkanı eleştirebilirsiniz, politikalarını sorgulayabilirsiniz; ancak bir il başkanının, bir siyasi partinin genel başkanına bu şekilde hitap etmesi ne siyasi nezaketle ne de temsil ettiği makamın ciddiyetiyle bağdaşır.”
Çağatay Güç’ün Kılıçdaroğlu’na yönelik “İzmir’e geldiğinde önce Menderes’e uğrasın” sözlerine de yanıt veren Çakır, Menderes’te ortaya çıkan siyasi tablonun sorumluluğunun tek taraflı değerlendirilemeyeceğini savundu.
Çakır, Güç’ün de Menderes’te yaşanan siyasi sürecin içerisinde bulunduğunu belirterek, başkalarına eleştiri yöneltmeden önce kişinin kendi siyasi sorumluluğunu değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
“Bugün başkalarına Menderes üzerinden ders vermeye kalkarken ortaya çıkan sonucun kendi hanenize yazılan kısmını görmezden gelemezsiniz” diyen Çakır, “Başkasının başarısızlığını anlatmadan önce kendi başarınızı ortaya koymanız gerekir” ifadelerini kullandı.
Eşref Çakır açıklamasında yalnızca Menderes tartışmasına değil, YENİ Parti’nin İzmir’deki örgütlenme anlayışına ilişkin de dikkat çeken eleştiriler yöneltti.
İzmir’in bütün ilçelerinde kucaklayıcı bir siyaset anlayışının benimsenmesi gerektiğini ifade eden Çakır, siyasetin yalnızca kişiye yakın isimlerden oluşan ekipler kurmak olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
Çakır, “İzmir’in bütün ilçelerinde siyaseti kucaklayıcı bir anlayışla büyütmek yerine, kendi ekibini ve kendi yapılanmasını oluşturmayı siyaset zanneden bir anlayışın bugün başkalarına siyasi ahlak ve başarı dersi vermesi ayrıca düşündürücüdür” dedi.
İl başkanlığı makamının taşıdığı siyasi sorumluluğa da vurgu yapan Çakır, farklı düşünen kesimleri dışlayan bir siyaset anlayışının İzmir’de karşılık bulamayacağını ifade etti.
Çakır şöyle devam etti:
“İl başkanlığı makamı; insanları ayrıştırma, ötekileştirme ve sadece kendisine yakın isimlerle yol yürüme makamı değildir. İzmir gibi büyük bir kenti yönetmeye talip bir siyasi anlayış, önce kendi örgütüyle birlik oluşturabilmeli ve farklı düşünen insanları da kucaklayabilmelidir.”
Menderes’te yaşanan siyasi gelişmeler üzerinden Çağatay Güç’e eleştirilerini sürdüren Çakır, siyasi sorumluluk alınması gerektiğinin altını çizdi.
“Menderes’i kaybeden siyasi tablonun içerisinde yer alıp bugün Menderes üzerinden başkalarına meydan okumak kolaydır” diyen Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zor olan, sorumluluk almak ve önce kendi aynanıza bakabilmektir.”
Eşref Çakır açıklamasının sonunda ise siyasette makamların geçici olduğuna dikkat çekerek siyasi dil ve üslup konusunda mesaj verdi.
Çakır açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Makamlar gelip geçer, siyasi rekabet de biter. Ama kullanılan üslup ve gösterilen siyasi seviye hafızalarda kalır.”


Buca Belediyesi, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında ilçede “Barış ve Empati Şenliği” düzenledi. Forbes Sevgi Yolu’nda gerçekleştirilen barış kortejinin ardından etkinlikler Özel Gereksinimli Bireyler Danışma ve Koordinasyon Merkezi ile Pembe Köşk Kent Belleği Müzesi’nde devam etti.
Programa Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, belediye başkan yardımcıları Çetin Dur ve İsmail Yüzer, CHP Buca Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Uğur Aydın ile vatandaşlar katıldı.
Buca Belediyesi’nin hazırladığı programa göre katılımcılar saat 10.45’te Forbes Sevgi Yolu’nun Fil Heykelleri tarafındaki girişinde bir araya geldi. “Düdüğünü Al, Korteje Katıl” çağrısıyla gerçekleştirilen barış yürüyüşü saat 11.00’de başladı ve saat 11.30’da Özel Gereksinimli Bireyler Danışma ve Koordinasyon Merkezi’nde sona erdi.
Yürüyüş boyunca 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün önemine dikkat çekilirken, barış, kardeşlik ve birlikte yaşama mesajları verildi.
Buca Belediyesi etkinliğe ilişkin yaptığı paylaşımda, “Çocukların savaş uçaklarının değil, oyun arkadaşlarının kahkahasını duyduğu bir dünya mümkündür” ifadelerini kullanarak barış çağrısını öne çıkardı.
Kortejin ardından Özel Gereksinimli Bireyler Danışma ve Koordinasyon Merkezi’nde çocuklara yönelik etkinlikler gerçekleştirildi. Program kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Foça Yenibağarası Köy Tiyatrosu ekibi tarafından pandomim gösterisi ve yüz boyama etkinliği düzenlendi.
Etkinliklerle Dünya Barış Günü’nün yalnızca konuşmalarla değil, çocukların ve ailelerin katıldığı sosyal ve kültürel faaliyetlerle de kutlanması amaçlandı.
Günün ikinci bölümünde etkinliklerin adresi Pembe Köşk Kent Belleği Müzesi oldu.
Saat 15.00 ile 17.00 arasında “Savaşın Yıkımından Barışın İnşasına” temalı fotoğraf sergisi ve panel gerçekleştirildi.
Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer de Kent Belleği Müzesi’nde kurulan sergiyi gezerek çalışmaları inceledi.
Belediyenin etkinliğe ilişkin mesajında, “Barışın olduğu yerde huzur vardır. Savaşarak değil konuşarak kazanabiliriz. Barış yaşamın güvencesidir” ifadelerine yer verildi.
Pembe Köşk’te gerçekleştirilen panelde barış kavramı farklı disiplinlerden isimlerin katılımıyla ele alındı.
Programda İzmir Barosu’ndan Avukat Zöhre Dalkıran, Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Cansu Akbaş Demirel ve Sosyal Hizmet Uzmanı Mahmut Akkın panelist olarak yer aldı.
Panelde savaşların toplumsal etkileri, barışın inşa edilmesi, toplumsal dayanışma ve ortak bir gelecek oluşturmanın önemi üzerine değerlendirmeler yapıldı.
Buca’da gün boyunca gerçekleştirilen yürüyüş, çocuk etkinlikleri, fotoğraf sergisi ve panel ile 1 Eylül Dünya Barış Günü farklı etkinliklerle kutlandı.


Buca’da yaklaşık bir yıldır zaman zaman hissedilen ve vatandaşların “sarımsak benzeri” olarak tarif ettiği koku yeniden ortaya çıktı. Özellikle Evka-1 ve çevresinde yoğunlaştığı belirtilen koku nedeniyle Gündem Buca’ya çok sayıda ihbar mesajı ulaşırken, bölge sakinleri kokunun kaynağının belirlenmesini ve kamuoyunun bilgilendirilmesini istiyor.
Geçtiğimiz yıl da gündeme gelen koku şikâyetleri üzerine çeşitli kurumların bölgede inceleme yaptığı belirtilmişti. Ancak aradan geçen süreçte kokunun kesin olarak nereden ya da hangi maddeden kaynaklandığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış net bir sonuç bulunmuyor.
Son günlerde kokunun yeniden hissedilmeye başlaması üzerine özellikle Evka-1 bölgesinde yaşayan vatandaşlar Gündem Buca’ya ulaşarak yaşadıkları durumu anlattı.
Bir vatandaş gönderdiği mesajda, kokunun uzun süredir belirli aralıklarla tekrarlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Merhaba. Bir ihbarda bulunmak istiyorum. Bulunduğum bölgede yoğun bir koku var. Buca Evka-1 bölgesi. Doğalgaz kokusundan farklı. Fabrika kaynaklı bir koku olduğunu düşünüyorum. Bazen her gün, bazen haftada birkaç gün bu koku geliyor. Bütün yaz boyunca böyle oldu, geçtiğimiz yaz da aynı durum yaşandı. Gerekli yerlere bilgi verdim ancak size de yazmak istedim. Haber yaparsanız çok seviniriz. Belki de ne soluduğumuzu bilmiyoruz.”
Bölgeden gelen benzer mesajlarda da vatandaşlar kokunun özellikle belirli saatlerde yoğunlaştığını ve kaynağının açıklanmasını beklediklerini ifade ediyor.
Koku sorunu geçtiğimiz aylarda da gündeme gelmiş, yetkililer konunun araştırıldığını bildirmişti. Ancak yapılan incelemelerin ardından kokunun ne olduğu ya da hangi noktadan yayıldığı konusunda kamuoyuna net bir açıklama yapılmadı.
Sorunun yeniden ortaya çıkmasıyla birlikte bölge sakinlerinin endişesi de arttı.

Vatandaşlardan gelen şikâyetlerin ardından bölge muhtarları da yaşanan süreci İz Gazete’ye anlattı.
Çağdaş Mahallesi Muhtarı Ramazan Karaca, kokunun dönem dönem tekrarlandığını belirterek, “Bu koku ara ara çıkıyor. Sarımsak gibi kokuyor. Sabahın köründe telefonlarım susmuyor. Nereden geldiği tespit edilemedi” ifadelerini kullandı.
Karaca’nın açıklaması, sorunun yalnızca Evka-1 ile sınırlı olmadığı ve çevredeki mahallelerde de hissedildiği yönündeki şikâyetleri yeniden gündeme taşıdı.
Muhtar Ramazan Karaca, vatandaşların şikâyetleri üzerine İzmir Doğalgaz ekiplerinin bölgede inceleme gerçekleştirdiğini söyledi.
Karaca, yapılan kontrollerde doğalgaz kaçağına rastlanmadığının kendilerine bildirildiğini belirterek, “İzmir Gaz ekipleri geldi, kontrol ettiler. Gaz sızıntısı olmadığını belirttiler. Bakanlık veya belediyelerden gelen oldu mu bilmiyoruz. Bize herhangi bir bilgi verilmedi” dedi.
Bu açıklamayla birlikte vatandaşların en fazla endişe duyduğu ihtimallerden biri olan doğalgaz sızıntısı iddiasının yapılan kontrollerde doğrulanmadığı belirtildi.
Murathan Mahallesi Muhtarı Eren Korkmaz da bölgede yaklaşık bir yıldır zaman zaman benzer şikâyetlerin yaşandığını ifade etti.
Korkmaz, “Bizim burada uzun zamandır, hatta son bir senedir bu koku sorununu ara ara yaşıyoruz. Geçen sene özellikle koku yaşandığında çöp kokusu olduğunu iddia ettiler. Bornova’da da benzer bir kokuyu duyduklarını anlatmışlardı” diye konuştu.
Kokunun farklı bölgelerde de hissedildiği yönündeki iddialar, kaynağın Buca sınırları içerisinde olup olmadığı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Yaklaşık bir yıldır dönem dönem yeniden ortaya çıkan koku konusunda en büyük soru işareti ise kaynağının hâlâ kesin olarak belirlenememiş olması.
Bölge sakinleri; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, belediyeler ve ilgili kurumların bölgede kapsamlı ölçüm ve inceleme yapmasını istiyor.
Vatandaşların beklentisi, yalnızca kokunun kaynağının bulunması değil, havada insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek herhangi bir madde bulunup bulunmadığının da ölçümlerle açıklığa kavuşturulması.
Buca’da özellikle Evka-1, Çağdaş ve Murathan mahalleleri çevresinde yeniden hissedilmeye başlanan kokunun kaynağına ilişkin yapılacak resmi açıklama merakla bekleniyor.


Bucaspor Kulübü Başkanı Cihan Aktaş, sosyal medya hesabından yaptığı peş peşe açıklamalarda kulübün mali ve sportif durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bucaspor’un geçmişte yaşadığı sorunların yeniden tekrarlandığını savunan Aktaş, kulüpte kapsamlı bir yeniden yapılanmaya gidileceğini belirterek, “Kulübü bu sene düşürmeyiz, bu konuda elimizden geleni yaparız. Ancak herkes bilsin ki bu sene yeniden yapılanma senesi olacak” mesajını verdi.
Bucaspor Başkanı Cihan Aktaş, Instagram hesabından yaptığı uzun açıklamalarla sarı-lacivertli kulübün içinde bulunduğu süreci değerlendirdi. Kulübün geçmişte Süper Lig’e kadar yükseldiğini ancak sonrasında yaşanan mali ve idari sorunlarla alt liglere gerilediğini hatırlatan Aktaş, benzer bir sürecin yeniden yaşandığını ifade etti.
Aktaş, mevcut tablonun yalnızca sportif sonuçlarla açıklanamayacağını savunurken, kulübün yönetim modeli ve kurumsal yapılanmasının köklü biçimde değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bucaspor’un geçmişini değerlendiren Aktaş, kulübün Süper Lig’e kadar çıkmasına rağmen kalıcı bir kurumsal yapı oluşturamadığını savundu.
Aktaş, paylaşımında Bucaspor’un geçmişte amatör lige kadar gerilediğini hatırlatarak bugün de benzer bir tehlikeyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi. Kulüpteki sistemsizlik ve organizasyon sorunlarına dikkat çeken Aktaş, bazı yönetimsel alışkanlıkların geçmişten bugüne değişmediğini ileri sürdü.
Aktaş ayrıca önceki dönemde Gürcistan’da bulunması nedeniyle yalnızca maçlara gelip gidebildiğini, geçen sezonda kendi işleri nedeniyle kulüple yeterince ilgilenemediğini belirterek kendi sorumluluğuna ilişkin de değerlendirmede bulundu.
Cihan Aktaş, Bucaspor’un yeniden yapılandırılması için geçmişte camiadan isimleri kulübün yönetimine katılmaya davet ettiğini belirtti.
Aktaş, bu süreçte 100 milyonluk bütçeyi tek başına kulübe koymayı taahhüt ettiğini ifade ederek, geçiş döneminin maliyetini de karşılamaya hazır olduğunu savundu.
Kaynaklar Tesisleri ve Cemil Şeboy Tesisleri üzerinden geçmişte atılan adımlara da değinen Aktaş, kulübün borçlarının önemli bölümünün kendi imkanlarıyla çözüldüğünü ileri sürdü.
Başkan Aktaş’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de transfer ve borç sorununa ilişkin değerlendirmesi oldu.
Transferin önündeki engellerin kaldırılmasının tek başına Bucaspor’un sorunlarını çözemeyeceğini savunan Aktaş, kulüpteki sistem ve organizasyon değişmediği takdirde gelecekte aynı problemlerin yeniden ortaya çıkabileceğini söyledi.
Aktaş, Bucaspor’un amatör lige doğru sürüklenmesinin kader olmadığını belirterek radikal kararlar alınacağını açıkladı.
Cihan Aktaş, yeni sezon başlamadan önce değişim sürecinin hızla hayata geçirileceğini belirtti.
Aktaş, paylaşımında “Amatörün bizim kaderimiz olmadığını, hemen yarın itibarıyla radikal kararlar almak suretiyle keskin bir geçiş sağlayacağım” ifadelerini kullandı.
Futbolcuların süreçten olumsuz etkilenmesini istemediğini de kaydeden Aktaş, yapılacak değişikliklerin lig başlamadan önce hızla uygulanacağını ifade etti.
Aktaş’ın Bucaspor taraftarlarına verdiği en önemli mesaj ise takımın ligdeki geleceğine ilişkin oldu.
Başkan Aktaş, “Kulübü bu sene düşürmeyiz, bu konuda elimizden geleni yaparız” diyerek ligde kalmak için mücadele edeceklerini ifade etti.
Ancak bu sezonun aynı zamanda bir geçiş dönemi olacağının altını çizen Aktaş, “Herkes bilsin ki bu sene yeniden yapılanma senesi olacak” ifadelerini kullandı.
Cihan Aktaş, açıklamasında yalnızca Bucaspor’u değil İzmir futbolunun genel durumunu da değerlendirdi.
İzmir takımlarının iyi futbolcular ve teknik direktörlerle Süper Lig’e yükselebildiğini ancak kulüplerin kurumsal yapılarının aynı seviyeye getirilemediğini savunan Aktaş, bu durumun Süper Lig’de kalıcı olunamamasının temel nedenlerinden biri olduğunu ileri sürdü.
Aktaş, Bucaspor’un da geçmişte iyi bir oyuncu jenerasyonuyla önemli başarı yakaladığını ancak kurumsal altyapı yeterince oluşturulamadığı için kısa sürede büyük borçlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Aktaş’ın açıklamalarında geçmiş sezonlara ilişkin de dikkat çekici iddialar yer aldı.
Bucaspor’un geçmişte sahada şampiyonluğa ulaşabilecek güce sahip olduğunu savunan Aktaş, bazı futbolcular ve kulüp içerisindeki kişilerle ilgili maç satma ve şike iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Aktaş, söz konusu döneme ilişkin kamera görüntüleri bulunduğunu ve hukuki girişimlerde bulunulduğunu ileri sürdü. Ancak açıklamasında, savcılık sürecinin kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandığını da belirtti. Bu nedenle Aktaş’ın dile getirdiği suçlamalar, kendi iddia ve değerlendirmeleri niteliğinde bulunuyor.
Bucaspor’un bugünkü durumunda kendisinin de hatalarının bulunduğunu kabul eden Aktaş, asıl sorumluluğun farklı kesimlerde olduğunu savundu.
Aktaş, açıklamasında, “Ben değilim. Ben ancak dördüncü sırada gelirim hatalılar arasında” ifadelerini kullanarak geçmişte aldığı bazı kararların yanlış olabileceğini de kabul etti.
Aktaş, dönemin federasyon başkanı ile konunun değerlendirildiğini, ayrıca önceki federasyon yönetimiyle de temas kurulduğunu ileri sürdü.
Sürecin Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından yeniden ele alınmasının planlandığını ifade eden Aktaş, seçimin ikinci tura kalması sonrasında konunun siyasi tartışmaların içerisine çekilebileceği düşüncesiyle birçok kişinin geri adım attığını savundu.
Aktaş, bu dönemde üst düzeyde lobi çalışması yürüttüğünü de belirtti.
Cihan Aktaş, Türk futbolunda bahis ve şike tartışmalarının üzerine yıllar önce gidilmesi gerektiğini savunarak günümüzdeki bahis bağlantılı operasyonlara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Geçmişte bir Süper Lig kulübü başkanından destek gördüğünü ifade eden Aktaş, yıllar önce dile getirilen bazı konuların bugün Türk futbolunda yapılan inceleme ve operasyonların gündeme gelmesinde katkısı olduğunu düşündüğünü söyledi.
Cihan Aktaş’ın paylaşımlarının tamamında öne çıkan ana mesaj, Bucaspor’un yalnızca transferlerle değil mali, idari ve kurumsal açıdan yeniden yapılandırılması gerektiği oldu.
Aktaş bir taraftan kulübün bu sezon ligden düşmemesi için mücadele edeceklerini açıklarken, diğer taraftan yeni sezonu “yeniden yapılanma senesi” olarak açıkladı



Buca’da 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü; Zafer Yürüyüşü, zeybek gösterisi ve 3. Geleneksel Zafer Kupası finaliyle kutlandı. Türk bayraklarıyla Buca sokaklarını dolduran vatandaşlar, marşlar eşliğinde bayram coşkusunu yaşarken, spor sahalarında ise genç futbolcular şampiyonluk için mücadele etti.
Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer, kutlamalara ilişkin yaptığı açıklamada, “30 Ağustos’un gururunu sokaklarımızda, meydanlarımızda ve sahalarımızda hep birlikte yaşadık. Bucalıların Cumhuriyet değerlerine bağlılığı bizlere güç veriyor” dedi.
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen Zafer Yürüyüşü, Işılay Saygın Meydanı’ndan başladı.
Yürüyüşe Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer’in yanı sıra belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, gaziler ve çok sayıda Bucalı katıldı.
Ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyen vatandaşlar, marşlar ve sloganlar eşliğinde Buca Belediyesi önüne ulaştı. Buca sokaklarını kırmızı beyaza bürüyen yürüyüş boyunca Zafer Bayramı coşkusu yaşandı.
Zafer Yürüyüşü’nün Buca Belediyesi önünde tamamlanmasının ardından zeybek gösterisi gerçekleştirildi.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ruhunu yansıtan gösteri, belediye önündeki alanı dolduran vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Zeybek ekibinin performansı uzun süre alkışlandı.
Buca’daki 30 Ağustos kutlamalarının bir diğer adresi ise Yenigün Spor Tesisleri oldu.
Buca Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen 3. Geleneksel Zafer Kupası’nın final karşılaşması burada gerçekleştirildi.
U-14 kategorisinde düzenlenen turnuvaya 16 amatör futbol kulübü katılırken, genç sporcular turnuva boyunca şampiyonluk için mücadele etti.
Centilmence geçen karşılaşmaların ardından final müsabakasını kazanan Buca Belediyespor, 3. Geleneksel Zafer Kupası’nın şampiyonu oldu.
Turnuvanın ardından düzenlenen ödül törenine Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer de katıldı. Dereceye giren takımlara ödülleri takdim edilirken, organizasyonda mücadele eden genç futbolcular performansları ve centilmence mücadeleleri nedeniyle tebrik edildi.
Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın Buca’da birlik ve beraberlik içerisinde kutlandığını belirtti.
Benzer, şu ifadeleri kullandı:
“Buca’nın sokaklarında taşıdığımız bayraklar, birlikte attığımız adımlar ve aynı coşkuyla söylediğimiz marşlar, Cumhuriyetimize olan bağlılığımızın en güzel ifadesidir. Buca’da yaşayan her bir hemşehrimizle, farklılıklarımızı zenginliğimiz bilerek, birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürümeye devam edeceğiz.”
Türkiye’nin en büyük gücünün ortak değerlerde buluşan insanlar olduğunu ifade eden Benzer, Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyetin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Benzer, “Biliyoruz ki bu ülkenin en büyük gücü, zor zamanlarda omuz omuza veren ve ortak değerlerinde buluşan insanlarıdır. Bizlere düşen, Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyetimizi korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde bırakmaktır” dedi.
Gençlerin spor ve dayanışma içerisinde geleceğe hazırlanmasına önem verdiklerini belirten Benzer, “Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bu büyük zaferin ışığında Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkmaya, gençlerimizi sporla ve dayanışmayla geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

