42,5354$% 0.07
49,5729€% -0.06
9.394,00%-0,84
11.007,37%0,81
฿%
%
02:00
Buca Belediyesi’nin 6 Ağustos 2025 tarihli meclis gündemine giren yeni plan değişikliği önergesi, bir sosyal sorumluluk alanının daha ranta mı açılıyor sorusunu gündeme getirdi. Dumlupınar Mahallesi ’nde bulunan ve tapu kayıtlarında “Beş Katlı Betonarme Kadın Sığınma Evi ve Arsası” olarak geçen 40443 ada 19 parsel numaralı taşınmazın, “Belediye Hizmet Alanı (BHZ)” kullanımından “Özel Sosyal Tesis Alanı” kullanımına dönüştürülmesi isteniyor.
İmar plan değişikliği teklifiyle birlikte, bu sosyal amaçlı yapının satışa hazırlanıyor olabileceği yönündeki iddialar kamuoyunda tartışma yarattı. Üstelik bina, geçmiş dönemde hayırsever Ahmet Safi tarafından kadınlar için yaptığı bağışlar ile yapılmıştı.
Projeye 2020 yılında “Kadın Sığınma Evi” olarak başlandığı, ancak yerin ifşa olduğu gerekçesiyle sonradan “Buca Öğrenci Konuk Evi” projesine çevrildiği iddia ediliyor. Ancak tüm bu örtbas etme çabasına rağmen, binanın tapu niteliği hâlen “Kadın Sığınma Evi ve Arsası” olarak geçiyor.
Şehir Plancılarından Buca Belediyesi ne sert açıklama: Kamu yararı terk ediliyor
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, süreci “kamu hizmetlerinin gözden çıkarıldığı bir uygulama” olarak değerlendirerek, Buca Belediyesi’ni sert şekilde uyardı:
“Kadınların ve özel ihtiyaç gruplarının güvenli, eşit ve adil kamusal alanlara ihtiyacı var. Ne yazık ki bu zorunluluklar yerine rant öncelikli plan değişikliklerine tanıklık ediyoruz.”
Açıklamada ayrıca belediyeye şu çağrı yapıldı:
“Bu karar derhal geri çekilmeli, süreç şeffaf ve katılımcı şekilde yeniden planlanmalı
Kamuoyunda tepki çeken bir diğer husus ise geçmişte yaşandı. Yine bir hayırseverin Buca Yeşilbağlar’da yaptığı ve kreş olarak teslim ettiği bir başka bağış binanın, yıllar sonra Buca Belediyesi tarafından hiçbir açıklama yapılmadan yıkıldığı ortaya çıkmıştı. Şimdi ise benzer bir akıbet, kadınlar için yapılan bu binayı bekliyor.
“Bağışçılar yapıyor, Buca Belediyesi ya satıyor ya da yıkıyor.”
Buca Belediyesi’ne yapılan bağışların yok edilmesi ve kadınlara yönelik yapının işlevsizleştirilmesi kabul edilemez. Belediyenin kamu mülklerini bu şekilde “değiştirerek satma” yaklaşımı, ne sosyal belediyecilik anlayışıyla ne de etik sorumlulukla bağdaşıyor.

