48,3810$%0,22
56,1223€%-0,25
11.263,00%-0,96
%
3878076฿%0.55648
48.44$%-0.0009
21:03
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Güzel Sanatlar Enstitüsü için kapatma kararı duyurulmasının ardından karara yönelik tepkiler gelmeye başladı. Aybar Uygur, köklü bir sanat kurumunun kapatılmasının yalnızca üniversite yönetimini ilgilendiren akademik bir karar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, İzmir’in kültür ve sanat hafızasına dikkat çekti.
Kapatma kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Aybar Uygur, bir fakültenin ya da enstitünün kapatılmasının akademik gerekçelere dayanabileceğini ancak Güzel Sanatlar Enstitüsü gibi uzun yıllardır faaliyet gösteren bir kurum söz konusu olduğunda konunun daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini söyledi.
Uygur, kurumun yaklaşık yarım asra yaklaşan geçmişi boyunca İzmir’in sanat ve akademi hayatının önemli parçalarından biri haline geldiğini ifade etti.
Güzel Sanatlar Enstitüsü’nün yıllar içerisinde çok sayıda sanatçı ve akademisyenin yetişmesine katkı sunduğunu belirten Uygur, kurum bünyesinde gerçekleştirilen akademik ve sanatsal çalışmaların İzmir’in kültürel birikiminin oluşmasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Uygur, kapatma kararının bu nedenle sadece üniversite bünyesindeki akademik bir yapılanmanın sona ermesi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
İzmir’in kültür ve sanat kimliğiyle öne çıkan kentlerden biri olduğunu dile getiren Uygur, sanat eğitimi ve akademik üretimin desteklenmesi gerektiğini savundu.
Köklü bir sanat kurumunun kapatılmasının, sanat dünyası ile İzmir arasında yıllar içerisinde oluşan bağın zayıflamasına neden olabilecek sonuçlarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Uygur, “Özellikle İzmir gibi kültür ve sanatla özdeşleşmiş bir kentte, sanat eğitiminin ve akademik üretimin güçlendirilmesi gerekirken köklü bir kurumun kapatılması, üzerinde düşünülmesi gereken bir tercihtir” değerlendirmesinde bulundu.
Aybar Uygur, kapatma kararının gerekçelerinin kamuoyuyla açık ve ayrıntılı şekilde paylaşılmasının önemine de dikkat çekti.
Enstitünün bulunduğu kampüs alanının geleceği konusunda oluşabilecek soru işaretlerinin şeffaflık yoluyla giderilmesi gerektiğini belirten Uygur, kapatma kararını herhangi bir taşınmaz değeri veya farklı bir gerekçeyle doğrudan ilişkilendirmenin doğru olmayacağını da vurguladı.
Uygur, “Burada kimseyi peşinen suçlamak ya da kapatma kararını taşınmaz değeriyle ilişkilendirmek doğru olmayabilir. Ancak şeffaflık, kamuoyundaki soru işaretlerini ortadan kaldırmanın en doğru yoludur” ifadelerini kullandı.
İzmir’in sanatla kurduğu bağın yalnızca geçmişten gelen bir miras olmadığını, gelecek nesillere aktarılması gereken önemli bir değer olduğunu dile getiren Uygur, köklü sanat kurumlarının azaltılması yerine kentin kültür ve sanat kimliğini güçlendirecek adımlar atılması gerektiğini savundu.
Uygur açıklamasını, “Bir kurum kapanabilir; fakat onun yarım asırlık birikimi ve kentin hafızasındaki yeri kolayca yeniden oluşturulamaz diye düşünüyorum” sözleriyle tamamladı.

