48,2546$%0,05
56,0917€%0,32
11.132,00%-4,30
%
3797053฿%-0.40022
48.24$%0.03053
19:51
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Bucaspor Kulübü Başkanı Cihan Aktaş, sosyal medya hesabından yaptığı peş peşe açıklamalarda kulübün mali ve sportif durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bucaspor’un geçmişte yaşadığı sorunların yeniden tekrarlandığını savunan Aktaş, kulüpte kapsamlı bir yeniden yapılanmaya gidileceğini belirterek, “Kulübü bu sene düşürmeyiz, bu konuda elimizden geleni yaparız. Ancak herkes bilsin ki bu sene yeniden yapılanma senesi olacak” mesajını verdi.
Bucaspor Başkanı Cihan Aktaş, Instagram hesabından yaptığı uzun açıklamalarla sarı-lacivertli kulübün içinde bulunduğu süreci değerlendirdi. Kulübün geçmişte Süper Lig’e kadar yükseldiğini ancak sonrasında yaşanan mali ve idari sorunlarla alt liglere gerilediğini hatırlatan Aktaş, benzer bir sürecin yeniden yaşandığını ifade etti.
Aktaş, mevcut tablonun yalnızca sportif sonuçlarla açıklanamayacağını savunurken, kulübün yönetim modeli ve kurumsal yapılanmasının köklü biçimde değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bucaspor’un geçmişini değerlendiren Aktaş, kulübün Süper Lig’e kadar çıkmasına rağmen kalıcı bir kurumsal yapı oluşturamadığını savundu.
Aktaş, paylaşımında Bucaspor’un geçmişte amatör lige kadar gerilediğini hatırlatarak bugün de benzer bir tehlikeyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi. Kulüpteki sistemsizlik ve organizasyon sorunlarına dikkat çeken Aktaş, bazı yönetimsel alışkanlıkların geçmişten bugüne değişmediğini ileri sürdü.
Aktaş ayrıca önceki dönemde Gürcistan’da bulunması nedeniyle yalnızca maçlara gelip gidebildiğini, geçen sezonda kendi işleri nedeniyle kulüple yeterince ilgilenemediğini belirterek kendi sorumluluğuna ilişkin de değerlendirmede bulundu.
Cihan Aktaş, Bucaspor’un yeniden yapılandırılması için geçmişte camiadan isimleri kulübün yönetimine katılmaya davet ettiğini belirtti.
Aktaş, bu süreçte 100 milyonluk bütçeyi tek başına kulübe koymayı taahhüt ettiğini ifade ederek, geçiş döneminin maliyetini de karşılamaya hazır olduğunu savundu.
Kaynaklar Tesisleri ve Cemil Şeboy Tesisleri üzerinden geçmişte atılan adımlara da değinen Aktaş, kulübün borçlarının önemli bölümünün kendi imkanlarıyla çözüldüğünü ileri sürdü.
Başkan Aktaş’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de transfer ve borç sorununa ilişkin değerlendirmesi oldu.
Transferin önündeki engellerin kaldırılmasının tek başına Bucaspor’un sorunlarını çözemeyeceğini savunan Aktaş, kulüpteki sistem ve organizasyon değişmediği takdirde gelecekte aynı problemlerin yeniden ortaya çıkabileceğini söyledi.
Aktaş, Bucaspor’un amatör lige doğru sürüklenmesinin kader olmadığını belirterek radikal kararlar alınacağını açıkladı.
Cihan Aktaş, yeni sezon başlamadan önce değişim sürecinin hızla hayata geçirileceğini belirtti.
Aktaş, paylaşımında “Amatörün bizim kaderimiz olmadığını, hemen yarın itibarıyla radikal kararlar almak suretiyle keskin bir geçiş sağlayacağım” ifadelerini kullandı.
Futbolcuların süreçten olumsuz etkilenmesini istemediğini de kaydeden Aktaş, yapılacak değişikliklerin lig başlamadan önce hızla uygulanacağını ifade etti.
Aktaş’ın Bucaspor taraftarlarına verdiği en önemli mesaj ise takımın ligdeki geleceğine ilişkin oldu.
Başkan Aktaş, “Kulübü bu sene düşürmeyiz, bu konuda elimizden geleni yaparız” diyerek ligde kalmak için mücadele edeceklerini ifade etti.
Ancak bu sezonun aynı zamanda bir geçiş dönemi olacağının altını çizen Aktaş, “Herkes bilsin ki bu sene yeniden yapılanma senesi olacak” ifadelerini kullandı.
Cihan Aktaş, açıklamasında yalnızca Bucaspor’u değil İzmir futbolunun genel durumunu da değerlendirdi.
İzmir takımlarının iyi futbolcular ve teknik direktörlerle Süper Lig’e yükselebildiğini ancak kulüplerin kurumsal yapılarının aynı seviyeye getirilemediğini savunan Aktaş, bu durumun Süper Lig’de kalıcı olunamamasının temel nedenlerinden biri olduğunu ileri sürdü.
Aktaş, Bucaspor’un da geçmişte iyi bir oyuncu jenerasyonuyla önemli başarı yakaladığını ancak kurumsal altyapı yeterince oluşturulamadığı için kısa sürede büyük borçlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Aktaş’ın açıklamalarında geçmiş sezonlara ilişkin de dikkat çekici iddialar yer aldı.
Bucaspor’un geçmişte sahada şampiyonluğa ulaşabilecek güce sahip olduğunu savunan Aktaş, bazı futbolcular ve kulüp içerisindeki kişilerle ilgili maç satma ve şike iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Aktaş, söz konusu döneme ilişkin kamera görüntüleri bulunduğunu ve hukuki girişimlerde bulunulduğunu ileri sürdü. Ancak açıklamasında, savcılık sürecinin kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandığını da belirtti. Bu nedenle Aktaş’ın dile getirdiği suçlamalar, kendi iddia ve değerlendirmeleri niteliğinde bulunuyor.
Bucaspor’un bugünkü durumunda kendisinin de hatalarının bulunduğunu kabul eden Aktaş, asıl sorumluluğun farklı kesimlerde olduğunu savundu.
Aktaş, açıklamasında, “Ben değilim. Ben ancak dördüncü sırada gelirim hatalılar arasında” ifadelerini kullanarak geçmişte aldığı bazı kararların yanlış olabileceğini de kabul etti.
Aktaş, dönemin federasyon başkanı ile konunun değerlendirildiğini, ayrıca önceki federasyon yönetimiyle de temas kurulduğunu ileri sürdü.
Sürecin Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından yeniden ele alınmasının planlandığını ifade eden Aktaş, seçimin ikinci tura kalması sonrasında konunun siyasi tartışmaların içerisine çekilebileceği düşüncesiyle birçok kişinin geri adım attığını savundu.
Aktaş, bu dönemde üst düzeyde lobi çalışması yürüttüğünü de belirtti.
Cihan Aktaş, Türk futbolunda bahis ve şike tartışmalarının üzerine yıllar önce gidilmesi gerektiğini savunarak günümüzdeki bahis bağlantılı operasyonlara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Geçmişte bir Süper Lig kulübü başkanından destek gördüğünü ifade eden Aktaş, yıllar önce dile getirilen bazı konuların bugün Türk futbolunda yapılan inceleme ve operasyonların gündeme gelmesinde katkısı olduğunu düşündüğünü söyledi.
Cihan Aktaş’ın paylaşımlarının tamamında öne çıkan ana mesaj, Bucaspor’un yalnızca transferlerle değil mali, idari ve kurumsal açıdan yeniden yapılandırılması gerektiği oldu.
Aktaş bir taraftan kulübün bu sezon ligden düşmemesi için mücadele edeceklerini açıklarken, diğer taraftan yeni sezonu “yeniden yapılanma senesi” olarak açıkladı



Buca’da 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü; Zafer Yürüyüşü, zeybek gösterisi ve 3. Geleneksel Zafer Kupası finaliyle kutlandı. Türk bayraklarıyla Buca sokaklarını dolduran vatandaşlar, marşlar eşliğinde bayram coşkusunu yaşarken, spor sahalarında ise genç futbolcular şampiyonluk için mücadele etti.
Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer, kutlamalara ilişkin yaptığı açıklamada, “30 Ağustos’un gururunu sokaklarımızda, meydanlarımızda ve sahalarımızda hep birlikte yaşadık. Bucalıların Cumhuriyet değerlerine bağlılığı bizlere güç veriyor” dedi.
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen Zafer Yürüyüşü, Işılay Saygın Meydanı’ndan başladı.
Yürüyüşe Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer’in yanı sıra belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, gaziler ve çok sayıda Bucalı katıldı.
Ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyen vatandaşlar, marşlar ve sloganlar eşliğinde Buca Belediyesi önüne ulaştı. Buca sokaklarını kırmızı beyaza bürüyen yürüyüş boyunca Zafer Bayramı coşkusu yaşandı.
Zafer Yürüyüşü’nün Buca Belediyesi önünde tamamlanmasının ardından zeybek gösterisi gerçekleştirildi.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ruhunu yansıtan gösteri, belediye önündeki alanı dolduran vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Zeybek ekibinin performansı uzun süre alkışlandı.
Buca’daki 30 Ağustos kutlamalarının bir diğer adresi ise Yenigün Spor Tesisleri oldu.
Buca Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen 3. Geleneksel Zafer Kupası’nın final karşılaşması burada gerçekleştirildi.
U-14 kategorisinde düzenlenen turnuvaya 16 amatör futbol kulübü katılırken, genç sporcular turnuva boyunca şampiyonluk için mücadele etti.
Centilmence geçen karşılaşmaların ardından final müsabakasını kazanan Buca Belediyespor, 3. Geleneksel Zafer Kupası’nın şampiyonu oldu.
Turnuvanın ardından düzenlenen ödül törenine Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer de katıldı. Dereceye giren takımlara ödülleri takdim edilirken, organizasyonda mücadele eden genç futbolcular performansları ve centilmence mücadeleleri nedeniyle tebrik edildi.
Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın Buca’da birlik ve beraberlik içerisinde kutlandığını belirtti.
Benzer, şu ifadeleri kullandı:
“Buca’nın sokaklarında taşıdığımız bayraklar, birlikte attığımız adımlar ve aynı coşkuyla söylediğimiz marşlar, Cumhuriyetimize olan bağlılığımızın en güzel ifadesidir. Buca’da yaşayan her bir hemşehrimizle, farklılıklarımızı zenginliğimiz bilerek, birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürümeye devam edeceğiz.”
Türkiye’nin en büyük gücünün ortak değerlerde buluşan insanlar olduğunu ifade eden Benzer, Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyetin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Benzer, “Biliyoruz ki bu ülkenin en büyük gücü, zor zamanlarda omuz omuza veren ve ortak değerlerinde buluşan insanlarıdır. Bizlere düşen, Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyetimizi korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde bırakmaktır” dedi.
Gençlerin spor ve dayanışma içerisinde geleceğe hazırlanmasına önem verdiklerini belirten Benzer, “Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bu büyük zaferin ışığında Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkmaya, gençlerimizi sporla ve dayanışmayla geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.


İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Buca’nın Adatepe ve Çamlıpınar mahallelerinde yapımı sürdürülen iki yeni taziye evinde çalışmalar yüzde 75 seviyesine ulaştı. Tesislerin eylül ayı sonuna kadar tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilçelerin ihtiyaçları doğrultusunda sosyal yaşamı destekleyen yatırımlarını sürdürüyor. Buca’da vatandaşlardan gelen talepler üzerine yapımına başlanan iki taziye evindeki çalışmalar hızla devam ediyor.
Adatepe Mahallesi’nde Neşet Ertaş Parkı yanında ve Çamlıpınar Mahallesi 254 Sokak üzerinde inşa edilen taziye evlerinin çelik konstrüksiyon imalatları tamamlandı. Yapılarda kaplama çalışmalarına geçilirken fiziki gerçekleşme oranı yüzde 75’e ulaştı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışma programına göre iki taziye evinin de kalan imalatlarının kısa sürede tamamlanması planlanıyor.
Adatepe ve Çamlıpınar mahallelerinde vatandaşların kullanımına sunulacak tesislerin 2026 yılı eylül ayı sonuna kadar hizmete açılması hedefleniyor.
Yeni tesislerle birlikte özellikle cenaze ve taziye süreçlerinde vatandaşların başsağlığı ziyaretlerini daha uygun koşullarda kabul edebilmesine imkân sağlanacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yakınlarını kaybeden vatandaşların acılarını paylaşabilecekleri ve taziye ziyaretlerini daha rahat şartlarda gerçekleştirebilecekleri alanları ilçelere kazandırmayı sürdürüyor.
Buca’da yapımı devam eden yeni taziye evlerinin de mahalle sakinlerinin önemli bir ihtiyacını karşılaması amaçlanıyor.
Dört mevsim kullanıma uygun olarak planlanan taziye evleri, özellikle sıcak yaz günleri ile yağışlı ve soğuk kış aylarında vatandaşlara güvenli ve konforlu bir ortam sağlayacak.
Tesislerin içerisinde vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verecek farklı bölümler oluşturuluyor.
Yeni taziye evlerinde;
taziye alanı, mutfak, tuvalet, abdesthane ve temizlik odası gibi bölümler yer alacak.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından Adatepe ve Çamlıpınar mahallelerindeki iki yeni tesis Buca halkının kullanımına açılacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilçedeki ihtiyaçlar doğrultusunda sosyal hizmet ve yaşam alanlarına yönelik yatırımlarını sürdürmesi bekleniyor.


30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü Buca’da düzenlenen törenle kutlandı. Buca Demokrasi Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulduğu törene ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, gaziler, muhtarlar, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla Buca Demokrasi Meydanı’nda resmi tören düzenlendi.
Törende Buca Kaymakamı Muhammed Gürbüz, Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer ve Buca Garnizon Komutanı Ulaştırma Albay Gökhan Okursoy tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.
Çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Program, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmanın yapılmasının ardından sona erdi.
30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen törene MHP Buca İlçe Başkanı Ramazan Erdoğan, Yeni Parti Buca İlçe Başkanı Suat Bulut, CHP Buca İlçe Başkanı Sinan Yeşilbaş ve Anahtar Parti Buca İlçe Başkanı Seçkin Aktürk de katıldı.
Törende Kıbrıs Gazisi Şükrü Karaca ve gazilerin yanı sıra Buca Belediye Başkan Yardımcıları Fevzi Aksünger ve İsmail Yüzer, CHP Buca Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Uğur Aydın, AK Parti Buca Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Veli Balyemez, İzmir Muhtarlar Birliği Federasyonu Başkanı Sedat Erşahin, Bucalı muhtarlar, kurum müdürleri ve vatandaşlar yer aldı.
Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, zaferin bağımsızlık ile birlik ve beraberliğin simgesi olduğunu vurguladı.
Benzer açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bağımsızlığımızın, birlik ve beraberliğimizin simgesi olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızın 104. yıl dönümünü gururla kutluyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımız adına Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen çelenk sunma törenine katılarak çelenğimizi sunduk.
Bağımsızlık meşalesini yakan başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.”
Buca Kaymakamı Muhammed Gürbüz de 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, 30 Ağustos Zaferi’nin milletin bağımsızlık ve vatanın bütünlüğünü koruma iradesinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti.
Gürbüz, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kesin zaferle sonuçlandığı 30 Ağustos 1922’nin Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti.
Kaymakam Gürbüz mesajında şu değerlendirmelerde bulundu:
“30 Ağustos Zaferi; milletimizin bağımsızlığına ve vatanın bütünlüğüne yönelik her türlü tehdide karşı gösterdiği azim, kararlılık ve fedakârlığın tarihî bir tezahürüdür. Milli Mücadele’nin dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kesin zaferle sonuçlandığı 30 Ağustos 1922, milletimizin bağımsızlık iradesinin tarihe altın harflerle yazıldığı müstesna bir gündür.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında yürütülen Milli Mücadele’nin milletin birlik ve beraberlik içerisinde vatanına ve bağımsızlığına sahip çıkma iradesini ortaya koyduğunu belirten Gürbüz, 30 Ağustos’un taşıdığı anlamın askeri zaferin ötesinde olduğunu ifade etti.
Gürbüz şöyle devam etti:
“30 Ağustos Zaferi, yalnızca askerî bir başarı değil; aynı zamanda milletimizin bağımsız yaşama kararlılığının, milli egemenlik anlayışının ve geleceğine sahip çıkma iradesinin de simgesidir.
Bu büyük zaferin bizlere yüklediği en önemli sorumluluk; Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini korumak, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, ülkemizin gelişmesi ve kalkınması için kararlılıkla çalışmak ve Cumhuriyetimizi gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde taşımaktır.”
Kaymakam Muhammed Gürbüz mesajının sonunda, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını, şehitleri ve gazileri andı.
Gürbüz, “Başta Bucalı hemşehrilerimiz olmak üzere, aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, bu büyük zaferin milletimize birlik, beraberlik, huzur ve güç vermesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Buca Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada ise 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü kutlamalarının Kaymakam Muhammed Gürbüz ve ilçe protokolünün katılımıyla Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladığı belirtildi.
Kaymakamlık açıklamasında, “30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü kutlamaları, Kaymakamımız Sayın Muhammed Gürbüz ve ilçe protokolünün katılımlarıyla Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başladı. Saygı duruşu, İstiklal Marşımızın okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapılmasıyla sona erdi” ifadelerine yer verildi.


İzmir’de iş, sanat, spor, siyaset, sağlık ve sosyal yaşamın başarılı isimlerini aynı sahnede buluşturan Altın Üzüm Ödülleri, dördüncü kez sahiplerini bulmaya hazırlanıyor. Gündem Ege ve Gündem Buca iş birliğiyle gerçekleştirilecek 4. Altın Üzüm Ödül Töreni’nin Kasım ayında Buca Olimpik Yüzme Havuzu Konferans Salonu’nda yapılması planlanıyor. Üç yılda Halil Umut Meler’den Çelik’e, İsmail Nezir’den Ali Erten’e kadar çok sayıda ismi ödülle buluşturan organizasyonda gözler şimdi 2026’nın kazananlarına çevrildi.
İzmir’de geleneksel hale gelen Altın Üzüm Ödülleri’nde geri sayım başladı. İlk kez 2023 yılında gerçekleştirilen organizasyon, geçen üç yılda spor, sanat, siyaset, sağlık, eğitim, iş dünyası ve sivil toplumdan onlarca başarılı isim ile kurumu Buca’da buluşturmuştu.
Bu yıl dördüncü kez düzenlenecek organizasyonun Kasım 2026’da Buca Olimpik Yüzme Havuzu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Bu yıl jüri değerlendirmesinde Altın Üzüm Ödül Komitesi Başkanı Engin Kurt, Gündem Ege ve Gündem Buca İmtiyaz Sahibi Bülent Kökten ile Metin Aydınoğlu görev yapacak.
Kamuoyu etkileşimleri, yıl içerisindeki çalışmalar ve jüri değerlendirmelerinin ardından 2026 Altın Üzüm Ödülleri’nin sahipleri belirlenecek.
Altın Üzüm sahnesi bugüne kadar Türkiye ve İzmir kamuoyunun yakından tanıdığı birçok ismi ağırladı. İlk törende FIFA hakemi Halil Umut Meler, milli atlet İsmail Nezir ve gazeteci Şebnem Bursalı gibi isimler ödüllendirilirken; ikinci törende Göztepe A.Ş., İsmail Köybaşı, Direnç Tonusluoğlu ve Prof. Dr. Mehmet Yekta Öncel gibi isim ve kurumlar ödüle layık görüldü.
2025 yılında düzenlenen 3. Altın Üzüm Ödülleri ise spor ve sanat dünyasının önemli isimlerini Buca’da buluşturdu. Çelik Erişçi, Ali Erten, Murat Eskici, Şerafettin Bural, Sebahattin Şahin ve Doç. Dr. Adnan Yamanoğlu gecenin dikkat çeken ödül sahipleri arasında yer aldı.
Gündem Buca arşivindeki ödül listelerine göre üç törende verilen ödüllerin tam dökümü şöyle:

Üç yılda farklı alanlardan çok sayıda başarı hikâyesini aynı sahnede buluşturan Altın Üzüm Ödülleri, dördüncü yılında çıtayı daha da yükseltmeye hazırlanıyor.
2026 boyunca sporda elde edilen başarılar, sanatta fark yaratan çalışmalar, iş dünyasındaki girişimler, siyasette ve yerel yönetimlerde öne çıkan performanslar, sağlık ve eğitim alanındaki katkılar ile toplumsal fayda sağlayan projeler jüri değerlendirmesinin odağında olacak.
Kasım ayındaki büyük gece yaklaşırken gözler artık jüriye çevrildi. Kimler aday gösterilecek, hangi isimler Altın Üzüm ödülü kaldıracak ve 2026’nın unutulmaz isimleri kimler olacak?
Bu soruların yanıtı 4. Altın Üzüm Ödül Töreni’nde belli olacak.
Gündem Ege ve Gündem Buca tarafından geleneksel hale getirilen organizasyon, yalnızca ödüllerin verildiği bir gece olmanın ötesinde; farklı sektörlerden başarılı isimlerin, spor ve sanat dünyasının, iş insanlarının ve kent temsilcilerinin bir araya geldiği önemli bir buluşma noktası haline geldi.
Üç büyük gecenin ardından sıra dördüncü buluşmada. 4. Altın Üzüm Ödülleri için geri sayım başladı. Kasım ayında Buca’da gözler bir kez daha altın heykelciğe ve 2026’nın ödül sahiplerine çevrilecek.
İletişim 0232 48 48 232

