42,5354$% 0.07
49,5729€% -0.06
9.394,00%-0,84
11.007,37%0,81
฿%
%
02:00
İzmir’in içme suyu güvenliğiyle ilgili uzun süredir dile getirilen tehlike, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın açıklamalarıyla resmen doğrulandı. Başkan Tugay, kent genelinde 360 binin üzerinde kaçak kuyu bulunduğunu kabul ederek bu tablonun “korkunç” olduğunu ifade etti. Ancak bu açıklama, muhalefetin aylardır yaptığı uyarıları da yeniden gündeme taşıdı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Bahadır Altınkeser, Kasım 2024’te yapılan İZSU Genel Kurulu ve Meclis toplantılarında İzmir’in su geleceğine dair ciddi uyarılarda bulunmuştu. Altınkeser, kaçak kuyular, foseptikler ve içme suyu havzalarındaki denetimsizlik konusunu açıkça meclis gündemine taşıyan ilk isimlerden biri olmuştu.
Altınkeser konuşmasında, İzmir genelinde yaklaşık 80 bin foseptik bulunduğuna dair bilgiler olduğunu belirterek, bu rakam doğru değilse İZSU’nun net verileri kamuoyuyla paylaşması gerektiğini vurgulamıştı. Özellikle Tahtalı Barajı havzası içinde kalan Menderes, Torbalı ve Buca ilçelerinde “hobi bahçesi” adı altında yaygınlaşan kaçak yapılaşmaya dikkat çekmişti.
Altınkeser, kaçak yapıların atıklarının büyük oranda foseptik çukurlarıyla toplandığını ve bu kirli suların içme suyu havzalarına karışma ihtimalinin çok yüksek olduğunu ifade etmişti. Bu durumun yalnızca çevresel bir sorun değil, doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir kriz olduğunu dile getiren Altınkeser, denetimlerin acilen Tahtalı Barajı havzasından başlatılması gerektiğini söylemişti.
Aradan geçen aylara rağmen somut bir adım atılmadığı eleştirileri sürerken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yaptığı son açıklama dikkat çekti. Tugay, İzmir genelinde 360 binin üzerinde kaçak kuyu bulunduğunu kabul ederek, bu rakamın kabul edilemez olduğunu söyledi. Ancak bu açıklama, “neden şimdi?” sorularını da beraberinde getirdi.

Uzmanlara göre İzmir’de yağan yağmura rağmen barajların dolmamasının temel nedenlerinden biri, kontrolsüz ve denetimsiz kaçak kuyular. Yeraltı su kaynaklarının bilinçsizce çekilmesi, hem tarımı hem de kentin içme suyu rezervlerini geri dönüşü zor bir noktaya sürüklüyor.
Bahadır Altınkeser’in aylar önce yaptığı uyarıların bugün doğrulanması, muhalefetin eleştirilerinin haklılığını ortaya koydu. Altınkeser, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni verileri gizlemekle ve gerekli denetimleri zamanında yapmamakla eleştirerek, sorunun artık ötelenemeyecek boyuta ulaştığını vurguluyor.

