42,5354$% 0.07
49,5729€% -0.06
9.394,00%-0,84
11.007,37%0,81
฿%
%
02:00
Buca Belediyesi ’nde Tartışmalı Satış Kararı: “O Bina Riskli Yapı” Gerekçesiyle Nikah Salonu Satışa Çıkıyor
Buca Belediyesi ’nin Ağustos ayı meclis toplantısında, Ufuk Mahallesi’ndeki 1.330 m² büyüklüğündeki taşınmazın “riskli yapı” gerekçesiyle satışı CHP’li meclis üyelerinin oy çokluğuyla kabul edildi. Karara kadınlara yönelik sosyal hizmet beklentileri gözetilmediği gerekçesiyle tepki geldi.
Buca Belediyesi Ağustos ayı olağan meclis toplantısının birinci birleşimi, Başkan Görkem Duman’ın yönetiminde gerçekleşti. Toplantının ana gündem maddeleri arasında yer alan başkanlık önergeleri kapsamında, belediyeye ait bazı taşınmazların satışı görüşüldü. Özellikle, tapuda 38141 Ada 1 Parsel Bağımsız Bölüm 40 numarada kayıtlı olan ve hâlihazırda “Düğün Salonu” olarak kullanılan 1.330 metrekarelik taşınmazın satış kararı dikkat çekti.
Başkan Görkem Duman, satış kararına ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu binanın “riskli yapı” statüsünde olduğunu belirtti. “O bölgede ihtiyaç var mı, var. Yapacağız. Ama oradaki bina riskli yapı olduğu için biz orada Can Güvenliği riske atamazdık,” diyerek binanın riskli olması gerekçesini ön plana çıkardı.
AK Parti Buca Belediye Meclis Üyesi Zülfiye Kula ise söz alarak karara sert tepki gösterdi. Nisan ayında Belediye Başkanı’nın kadın aktivite merkezlerinin yetersizliğini kabul ederek, Ufuk Mahallesi’ndeki bu yapının değerlendirilmesi yönünde olumlu mesajlar verdiğini hatırlattı. “O zaman sevindik, umutlandık. Şimdi ise bu yer satışa çıkıyor. Buca’da hâlâ bir kadın sığınma evi yok, aktivite merkezleri yetersiz. Bu kararla büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz,” dedi.
Söz konusu taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. Maddesi (e) bendi uyarınca satılması yönündeki önerge, CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla oy çokluğuyla kabul edildi. AK Parti grubu ise önergenin plan ve bütçe komisyonuna havale edilmesini istemişti.
Kararın kamuoyuna yansımasıyla birlikte sosyal medyada da eleştiriler yükseldi. Özellikle kadınlara yönelik sosyal hizmetlerin artırılması gerektiği bir dönemde, bu tür bir alanın elden çıkarılması “yanlış bir öncelik” olarak değerlendirildi.

