42,5354$% 0.07
49,5729€% -0.06
9.394,00%-0,84
11.007,37%0,81
฿%
%
02:00
İZMİR – 30 Ekim 2020 İzmir Depremi sonrası hasar gören yapıları dönüştürmek amacıyla hazırlanan imar düzenlemesi, Buca ’da yeni bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin onayıyla yürürlüğe giren ve ağır ve orta hasarlı yapıların yerine yapılacak yeni binalara %20 ilave inşaat alanı ve 2 kat fazlasına kadar izin veren geçici plan, şimdi Buca Belediyesi Meclisi’nde oylanacak.
Ancak bu düzenleme, zaten 700 bine yaklaşan fiili nüfusu ve altyapısı sınırda çalışan Buca için bir “yoğunluk felaketi” uyarılarına neden oldu.
Resmi nüfusu yaklaşık 550 bin, fiili nüfusu ise 700 bin civarında olan Buca’da, mevcut altyapının ve trafik yoğunluğunun her gün ciddi sorunlara yol açtığı biliniyor. Şimdi bu bölgeye sadece dönüşüm bahanesiyle değil, %20 fazla yapılaşma ve 2 kat ilavesi gibi ciddi artışlarla yeni yapıların yüklenmesi, uzmanlara göre “felaketi çağırmak” anlamına geliyor.
Şehir plancıları ve akademisyenler, yeni imar düzenlemesinin deprem güvenliği sağlamak yerine, yapı yoğunluğunu artırarak başka riskler doğurabileceği uyarısında bulunuyor. “Yıkılanı yerine yaparken daha fazlasına izin vermek, yapı güvenliğini değil, kent bütününü tehdit eder” görüşü öne çıkıyor.

Karara göre, hasarlı yapıların dönüşüm sürecinde inşaat alanına %20 ilave yapılabilecek ve mevcut yapıların kat sayısına 2 kat daha eklenebilecek. Bu, yalnızca bir dönüşüm değil; kent merkezinde nüfus yoğunluğunu, araç trafiğini, altyapı baskısını ve afet riskini artıracak bir yeniden yapılanma anlamına geliyor.
Uzman uyarısı net:
“Kentsel dönüşüm, mevcut yoğunluğu azaltmak için bir fırsattır. Ancak bu uygulama, Buca gibi zaten taşıma kapasitesini aşmış bir ilçeyi daha da zor durumda bırakır. Yapı alanı artarken yeşil alan, yol, okul, sağlık hizmetleri yerinde sayıyor.”
Hatırlatmak gerekir ki, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yerle bir olan şehirlerin ortak noktası sadece fay hatları değil, bilimsellikten uzak, nüfus yoğunluğunu artıran imar kararlarıydı. Aynı akıbetin tekrar yaşanmaması için İzmir’in, özellikle de riskli yapı stoğuna sahip Buca’nın imar kararlarının bilimsel esaslara göre belirlenmesi gerekiyor.
Karar metninde, uygulamanın 31 Aralık 2025’e kadar geçerli olduğu belirtilse de uzmanlar, “geçici” denilen düzenlemelerin fiilen kalıcı hale geldiğine, uygulama süresi bitse bile geri dönüşünün zor olduğuna dikkat çekiyor.
Yerel yönetimlere ve meclis üyelerine düşen görev açık:
Depreme karşı güçlendirme yapılırken, kente karşı zayıflatma yapılmamalıdır
Uzmanlar bir kez daha söylüyor yaptığınız gök delenlerde 50 yıl sonra dönüşüm denilecek o zaman ne olacak. Bu vebal bu kararı alanların olacaktır.


