47,9495$%0,07
56,1047€%0,21
11.356,00%0,10
%
3468063฿%9.9
47.93$%0
20:07
Buca’nın Kaynaklar ve 29 Ekim mahallelerinde tarım arazileri ile İZSU koruma havzası içerisinde kalan bölgelerdeki kaçak yapılaşma tartışmaları yeniden gündemde. Buca Belediyesi eski Başkanı ve 25. Dönem AK Parti İzmir Milletvekili Cemil Şeboy, bölgede geçmişte tek katlı bağ evi ve depo olarak başlayan kaçak yapılaşmanın artık çok katlı apartmanlar ve büyük ölçekli depolara dönüştüğünü belirterek yetkililere sert eleştiriler yöneltti.
Kaynaklar ve 29 Ekim mahallelerinin önemli bölümünde tarım alanlarının yanı sıra su havzasını korumaya yönelik özel sınırlamalar bulunurken, Şeboy bölgede kaçak yapılaşmanın giderek büyüdüğünü savundu. Kontrolsüz betonlaşmanın artık münferit yapıların ötesine geçtiğini öne süren Şeboy, özellikle çok katlı yapıların ortaya çıkmasının denetim sisteminin sorgulanmasını zorunlu hale getirdiğini söyledi.
Şeboy, kaçak yapıların henüz temel veya ilk kat aşamasındayken durdurulması gerektiğini belirterek, müdahalelerin yapı tamamlandıktan sonra yapılmasının kaçak yapılaşmayı önlemek yerine fiilen büyümesine imkân verdiğini iddia etti.
Buca’daki kaçak yapılaşmaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan Cemil Şeboy, özellikle İZSU koruma havzasında yaşandığını öne sürdüğü yapılaşmaya tepki gösterdi.
Şeboy, “Hadi 1-2 kat kaçak yapıyorsun ama burası İZSU koruma havzası. Şimdi tek katlı kaçak yapıları bırak, 4-5 katlı apartmanlar dikmeye başladılar” ifadeleriyle tablonun geldiği noktaya dikkat çekti.
Kaçak yapıların inşaat aşamasında neden durdurulmadığını soran Şeboy, yapı tatil tutanaklarının zamanlamasına ilişkin de ciddi iddialarda bulundu. İnşaatların temel veya ilk kat seviyesinde mühürlenmesi gerekirken bazı yapıların tamamlandıktan sonra işlem gördüğünü öne süren Şeboy, bu yöntemin yaptırım sürecini etkilediğini savundu.
Şeboy, “Yetkililer kaçak inşaatlara temelde ya da birinci katta neden işlem yapmıyor? Kaçak bina bittikten sonra en üst kata tek bir mühür zaptı tutuyorlar” diyerek Buca Belediyesi ve ilgili kurumların denetim mekanizmasını sorguladı.
Bölgedeki sorunun yalnızca kaçak konutlarla sınırlı olmadığını belirten Şeboy, tarım arazilerinde havuzlu villalar ile büyük ölçekli depo yapılarının da ortaya çıktığını, bazı yapıların yüksek bedellerle kiraya verildiğini öne sürdü.
Kaçak yapıların yıkılmaması konusunda zaman zaman dile getirilen araç ve iş makinesi yetersizliği gerekçesini de eleştiren Şeboy, belediyelerin gerektiğinde dışarıdan hizmet alarak yıkım işlemlerini gerçekleştirebileceğini söyledi. Şeboy, “Kendi araçları yoksa bir saatliğine kiralarsın, gider o kaçağı yıkarsın. ‘Kepçemiz yok’ gerekçesinin arkasına sığınılamaz” ifadelerini kullandı.
Cemil Şeboy ayrıca bazı yapıların geçmiş tarihli evraklarla elektrik ve su gibi altyapı hizmetlerinden yararlandırıldığı iddiasını da gündeme taşıdı. Uydu görüntülerinin yapıların hangi dönemde ortaya çıktığının tespit edilmesinde önemli delil olabileceğine dikkat çeken Şeboy, 2026 yılında yapıldığı görülen bazı yapıların daha eski tarihliymiş gibi gösterildiğini öne sürdü.
Buca’nın kırsal mahalleleri ve su havzası çevresinde yaşanan yapılaşma tartışmaları, tarım alanlarının korunması, kaçak yapıların hangi aşamada tespit edildiği, alınan yıkım kararlarının uygulanıp uygulanmadığı ve bu yapılara altyapı hizmetlerinin hangi belgelerle sağlandığı sorularını yeniden gündeme getirdi.
Şeboy’un açıklamalarının ardından gözler Buca Belediyesi ile İZSU’ya çevrilirken, Kaynaklar ve 29 Ekim mahallelerindeki kaçak yapı stokunun ne kadar olduğu, kaç yapı hakkında mühürleme ve yıkım kararı bulunduğu ve bu kararların kaçının uygulandığı kamuoyunun yanıt beklediği başlıca konular arasında.
Kaynak : https://www.yeniasir.com.tr/izmir/2026/08/20/koruma-havzasina-apartman-diktiler?paging=2



