42,5354$% 0.07
49,5729€% -0.06
9.394,00%-0,84
11.007,37%0,81
฿%
%
02:00
İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı gerçekleştirilen festivalin İzmir ayağında düzenlenen etkinlikler, özellikle genç sinemacıların sesini duyurmasına olanak sağladı. Festival sonunda yapılan söyleşide yönetmenler, yerel yönetimlerin kültür-sanat alanındaki desteğinin bağımsız sinema için büyük önem taşıdığını vurguladı.
Moderatörlüğünü Ferhat Ertan’ın yaptığı “Türkiye’de Kısa Film Çekmek” başlıklı söyleşiye yönetmenler Yalın Çağdaş Eşsiz ve Berkant Bilgi katıldı. Söyleşide konuşan Berkant Bilgi, bağımsız sinemacıların yalnızca yapım aşamasında değil, filmlerini seyirciyle buluşturma konusunda da ciddi engeller yaşadığını ifade etti.
Bilgi, “Türkiye’de film çekmek zor ama filmi gösterecek salon bulmak bazen çok daha zor olabiliyor. İşçi Filmleri Festivali ile Buca Belediyesi’nin iş birliği bu açıdan çok değerli” diyerek destek veren kurumlara teşekkür etti.
Yönetmen Yalın Çağdaş Eşsiz ise ücretsiz ve sponsorsuz şekilde düzenlenen festivallerin ayakta kalabilmesi için belediyelerin sağladığı kültürel alanların büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Bağımsız yönetmenlerin eserlerini sergileyebileceği mecraların oldukça sınırlı olduğunu belirten Eşsiz, genç sinemacılara alan açılmasının sanat üretimini doğrudan etkilediğini söyledi. Eşsiz, Buca Belediyesi’nin sunduğu salon desteğinin yalnızca bir mekân desteği olmadığını, aynı zamanda bağımsız sinemanın yaşaması için önemli bir dayanışma örneği olduğunu ifade etti.
Festival kapsamında emek, yaşam ve toplumsal mücadele temalarını işleyen birçok yapım Bucalı izleyicilerle buluştu. Program boyunca kısa film ve belgesel türündeki yapımlar yoğun ilgi gördü.
4 Mayıs’ta “Geçiş”, “Kasiyerler Ayağı”, “Uyku Kapında” ve “Tek Çekimde Emek” gibi filmler gösterilirken; 5 Mayıs programında “Taşın Rengi”, “Toprağın Hatırası” ve “Yerli Yurtsuz” izleyiciyle buluştu. Festivalin son gününde ise “Ekmek Mevsimi” ile “Petra Kelly: Derhal Harekete Geç” gösterimleri gerçekleştirildi.
Festivalde ortak verilen mesaj ise bağımsız sinemanın sürdürülebilmesi için dayanışmanın şart olduğu yönündeydi. Genç yönetmenler, yerel yönetimlerin kültür-sanat projelerine verdiği desteğin artmasının hem üretimi hem de seyirciyle buluşma imkanlarını güçlendireceğini belirtti.

