42,5354$% 0.07
49,5729€% -0.06
9.394,00%-0,84
11.007,37%0,81
฿%
%
02:00
Tahtalı Barajı kuruma noktasında, Kemalpaşa barajlarla 2026 yılı sonrası rahatlayacak. İZSU’nun Master Planı’nda 13 yeni baraj var ancak Buca yine listede yer almıyor. Buca’da bulunan su ve baraj havzalarında bulunan kaçak yapılaşma ise ilçeyi kurutuyor.
İTahtalı Kurudu, Kemalpaşa Rahatladı: Buca İçin Nif Dağı Seçeneği Neden Gündemde Değil?
İzmir’de yaşanan kuraklık, kentin su politikalarını yeniden tartışmaya açtı. Tahtalı Barajı’nın yüzde 0,24 doluluk seviyesine gerilemesi, Balçova ve Gördes barajlarının tamamen kuruması, İzmir genelinde su kesintilerinin artmasına neden oldu. Bu süreçte Kemalpaşa için yeni barajların devreye alınması dikkat çekerken, Buca için hâlâ somut bir baraj projesinin bulunmaması eleştirilerin odağı haline geldi.
Ansızca ve Armutlu barajlarının içme suyu kapsamına alınmasıyla Kemalpaşa’nın su ihtiyacının büyük ölçüde karşılanacağı açıklanırken, İzmir’in en kalabalık ilçelerinden biri olan Buca için benzer bir adımın atılmaması sorgulanıyor. Oysa Buca, tarihsel olarak yer altı ve yerel su kaynaklarıyla bilinen bir ilçe olarak öne çıkıyor.
İZSU Genel Müdürlüğü’nün hazırlattığı İçme Suyu Master Planı’na göre, 2025 ve 2030 nüfus projeksiyonları dikkate alınarak İzmir genelinde 13 yeni içme suyu amaçlı baraj planlandı. Foça’dan Kiraz’a kadar 9 ilçeyi kapsayan bu planlamada Buca’nın yer almaması, ilçenin su geleceğine dair endişeleri artırıyor.
Uzmanlara göre, Buca-Nif Dağı hattında baraj yapılması teknik olarak mümkün olabilir. Nif Dağı’nın çevresinde yer alan yer altı ve yüzeysel su kaynakları, dereler ve özellikle Nif Çayı, doğru topoğrafik noktaların belirlenmesi halinde bir su toplama havzası oluşturma potansiyeline sahip.
Birçok barajda olduğu gibi, akarsu beslemeli baraj modelleri Nif Dağı çevresinde de teorik olarak uygulanabilir. Tahtalı Barajı’nın da benzer bir mantıkla hayata geçirildiği hatırlatılırken, Buca için neden benzer bir fizibilite çalışmasının yapılmadığı sorusu gündeme geliyor.

Uzmanlar, Nif Dağı çevresinde olası bir baraj projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun mutlaka hazırlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Bölgenin ekolojik yapısı, tarım alanları, yerleşim yerleri ve doğal yaşamın korunması açısından bilimsel ve şeffaf bir sürecin şart olduğu belirtiliyor.
Bu nedenle, baraj önerisinin “yapılsın” ya da “yapılmasın” tartışmasından önce, bilimsel verilerle desteklenen kapsamlı bir ön çalışma yapılması gerektiği ifade ediliyor.
Eleştirilerin ortak noktası ise şu soruda birleşiyor: Teknik olarak mümkün olabilecek bir seçenek varken, Buca için neden bugüne kadar ciddi bir fizibilite ya da ön proje gündeme gelmedi? Nüfusu hızla artan, su kesintilerinden doğrudan etkilenen bir ilçe için bu sessizlik, kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor.
Uzmanlara göre, İzmir’in su krizine karşı yalnızca kısa vadeli çözümler değil, ilçe bazlı, yerel ve sürdürülebilir su projeleri hayata geçirilmek zorunda.
İZSU Genel Müdürlüğü’nce hazırlatılmakta olan İçme Suyu Master Planı’na göre, 2025 ve 2030 yıllarına ait nüfus projeksiyonları dikkate alındığında İzmir’in 14 yeni baraja ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Planın devamında ise 2040’lı yıllarda deniz suyundan içme suyu elde edecek tesislerin devreye alınmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
Master Plan kapsamında;
olmak üzere 9 ilçede toplam 13 içme suyu amaçlı baraj yapımı planlanıyor. Ancak Buca için bir tedbir yok.
Master Plan’da yer alan ilçe listesinde Buca’nın bulunmaması, eleştirilerin odağı haline geliyor. Nüfusu, yapılaşma yoğunluğu ve mevcut su potansiyeline rağmen Buca için herhangi bir baraj ya da büyük ölçekli içme suyu projesi öngörülmemesi, “planlama adil mi?” sorusunu gündeme taşıyor.
Uzmanlara göre, sadece belli bölgeleri rahatlatan projeler yerine, ilçe bazlı ve dengeli bir su yönetimi İzmir’in kuraklıkla mücadelesinde hayati önem taşıyor.


